We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İMANÎ KONULARDA BİLGİSİZLİK MAZERET MİDİR?

1 1 0
17.08.2021

Günümüzde, siyasi veya fikri yelpazenin herhangi bir yerinde yer alan bazı insanımız, daha sonra değişim geçirip yeni bir İslami boyut kazanınca, önceki hayatını küfür veya şirkle itham ermektedir. Daha açık bir ifadeyle söylersek, “önceki fikrî hayatında da ‘müslüman’ olduğunu, devamlı olmasa da ara sıra ve cumaları namaz kıldığını, orucunu mümkün mertebe tuttuğunu, dinin haram ve helallerine gereken titizliği gösterdiğini fakat dünya görüşü olarak da, beşeri ideolojilerin kurucu ve savunucusu olan laik siyasi liderlerin peşinden gittiğini, İslam’ın devlet öneren bir din olduğu bilgisinden mahrum bulunduğundan “din işi ayrı, devlet işi ayrı” inancında olduğundan Allah’ı bazı işlerine karıştırıp bazı işlerine karıştırmadığından dolayı da şirke düşmüş olduğunu” ifade eden arkadaşlarımızın sayısı az değildir.

Bugünkü bilgi donanımı ve şuurlu İslami yapısıyla geçmişini değerlendiren kardeşlerimizin bu tespitleri acaba doğru mu? Başka bir ifadeyle, bilgisizce İslamî birtakım söylemler yerine, beşeri söylemleri oturtmak Müslümanı kâfir veya müşrik yapar mı?

Kendi irade ve ihtiyarı ile herhangi bir baskı ve zorlama olmaksızın, küfür olduğunu bilmediği bir sözü ve düşünceyi söyleyen kimsenin küfre girip girmediği ihtilaflıdır. Bir kısım Hanefi fıkıhçısı, bilgisizliğin mazeret olmadığını ileri sürerek cehalet sebebiyle küfrü gerektiren sözü söyleyenin kâfir olduğunu söylemiş, bir kısmı da bilgisizliğin mazeret teşkil ettiğini ve bu mazeret sebebiyle küfür kelimesini söyleyen kişinin tekfir edilemeyeceğini savunmuştur. (Aliyyu’ l Kari, Şerhu’l Emali, s.33; el-Alemgiriyye, el- Feteva’ i Alemgiriyye, 2/276).

Bilgisizliği sebebiyle küfür olduğunu bilmediği bir sözü söyleyen kişinin tekfir........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play