menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eylem ve söylem

12 0
11.03.2026

Yıllar önce iktidarın politikalarına yakın duran tematik bir televizyon kanalında eski CIA ajanlarından birisini konuşurken yakalamıştım. CIA Ajanı, öyle şeyler söylüyordu ki, “Acaba, “iktidarın her dediğine eyvallah çeken, hınk deyici pozisyonundaki” bu kanalda böylesi bir röportaj nasıl yayınlanabilir, açıkçası şaşırmış, hayret etmiştim.

Çünkü, CIA Ajanı, dünyaya nizamat vermek için yola çıkan ABD’nin aslında açık açık Siyonizmin elinde oyuncak olduğundan bahsediyordu. Terörizmi bitirmek isteyenlerin, sivrisineklerle değil, bataklığın kendisiyle uğraşması gerektiğini ifade ediyordu.

Ve, Ortadoğu’daki bu terör ve savaş ortamının tamamen bir kurgusal oyun, silah tüccarlarının ve petrol peşinde koşan emperyalist ülkelerin gizli ve aşikar senaryosu olduğunu dile getiriyordu.

Bu minvalde belki de yüzlerce makale kaleme almışızdır… ABD’nin Irak işgalinin Siyonizme güvenlik şemsiyesi oluşturmak için yapıldığını, Ortadoğu’daki savaş ve terör ortamının Siyonizmin Arz-ı Mev’ud hesaplarının, Fırat ve Dicle’ye kadar uzanan toprakları elde edebilme hedefinin kurgusal bir parçası olduğunu defalarca yazmışızdır. Bugün Orta Doğu’yu yangın yerine çeviren İran savaşı da aslında Büyük Orta Doğu projesinin Büyük İsrail Projesine evrilmiş şeklidir.

Ama, bu televizyona çıkıp, biz bunları söylemeye çalışsak, öncelikle bizleri konuşturmazlar, sonrasında zihinlerinin arkasında gizledikleri şeyler dolayısıyla damgayı da yapıştırıverirler.

CIA Ajanının röportajını bu kanal aslında Ortadoğu’daki terörizmi algılamak babında yayınlıyor… Ama, bilmiyor ki, arkasında durduğu, politikalarına eyvallah çektiği, bir nevi sözcülüğünü üstlendiği iktidarın tüm yanlışları da sapır sapır ortaya dökülüyor.

Ajan diyor ki, “ABD siyonizmin kuklasıdır, eninde sonunda onun dediklerini yapar”…

Bu iktidar ne yapıyor? “Amerika bizim stratejik müttefikimizdir, teröre karşı çok önemli partnerimizdir…

CIA Ajanı ne diyor? “Silah üreticileri ve petrol peşinde koşanların bir oyunudur bu… Daha çok silah satışı, daha çok petrol için birileri Ortadoğu’yu karıştırıyor… Oyunun merkezinde de ABD ve Siyonizm var”…

Bizimkiler ne yapıyor? ABD’yle kolkola bu savaşı çözeceğiz… O bizim müttefikimizdir, stratejik partnerimizdir…

Defalarca söyledim, yine de söylemeye devam ediyorum… Dış politika, iç politika gibi değildir. İçerde, metin yazarlarınızın hamaset sosuna buladığı metinleri allayıp pullayarak, hatipliğinizi de kullanarak millete doya doya yedirirsiniz.

Ama, dış politika ve diplomasi farklı bir şeydir. Dışarda kullanacağınız dil, içerde kullanacağınız dile benzemez… Bugün söylediğinizi, yarın önünüze koyarlar. Dış politikada kimin dost, kimin düşman olduğunu ayıklayabilmek için, eskilerin diplomasi dehası dediği türden yanıbaşınızda kurt bürokratların ve doğruyu söylemekten asla çekinmeyen birilerinin olması gerekir.

Çünkü, diplomasi sanatı, ağam paşam edebiyatıyla değil, evrensel gerçeklerle, her ülkenin kendi menfaatlerine göre şekillenen bir satranç tahtası gibidir. İşte bu yüzden, el ele, kol kola poz verdiğiniz Trump, “Erdoğan’ı seviyorum, o çok güçlü bir lider” der ama, arkanızdan türlü dolaplar çevirir.

Bu dili size içerde hiç kimse kullanamaz, ama, ABD Başkanı Donald Trump, böyle bir şeye tevessül ettiğinde, “Üzülmekten” başka çareniz kalmaz.

Şunu söylemek istiyoruz… Bugün yan yana geldiğinizde başka, arkanızdan başka konuşan birisini “stratejik müttefik” olarak çok güvenli, çok emin şekilde dış politikanızı yönlendirecek bir mekanizma olarak kabul ederseniz, otomatikman kendinizi entrikanın ve dolap çevirmenin merkezine koymuş olursunuz. Bu adamların terör politikaları da, Ortadoğu hedefleri de, ancak münafıklara has olan söylemleriyle eşdeğerdir. Haksız mıyım!?


© Milli Gazete