İman tazeleyelim
Dostlarımdan bir tanesi, Yüksek İslâm Enstitüsü’nü ve de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten sonra, doktora yapmak için İngiltere’ye gitmişti.
Doktorayı yaptı ve geldikten sonra anlatmıştı;
Londra’da camide imamla beraber oturuyoruz, derken bir İngiliz girdi içeriye ve şöyle dedi: “Ben Müslüman olmak istiyorum.”
İmam onu iyi karşıladı, ona izzet-i ikramda bulundu, çay yaptı. İmam odasında olanlardan ne varsa ikram etti.
Kelime-i Şehadet’le neyi söylediğini, neyi kabul edeceğini biraz açıklayarak anlattı. İngiliz “Kelime-i Şehadeti” getirdi.
Ayrılmak için ayağa kalktı ve hocaya dedi ki; “Bu kapıdan kâfir olarak girdim. Müslüman olarak çıkıyorum.
Müslümanlar bir kapıdan çıkarken nasıl davranırlar?” diye imama sordu.
İmam zeki biriydi, dedi ki; “Cami kapısından çıkarken sol ayak atılarak çıkılır. Sol ayağını at ve şu kelimeyi de söyle. “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek çık dedi. Camiden sol ayağını atarak ve besmele ile bize de gülümseyerek çıktı.
Sonra imamla bir daha görüştüğümde imam bana dedi ki; “Yahu ne güzel bir adama çattık o akşam Müslüman olan İngiliz telefon etti bana, “Ben yatıyorum Müslümanlar nasıl yatar?” diye sordu.
Ben de ona “Müslümanlar sağ tarafı üzerine yatarlar, sırtüstü̈ de yatarlar, sol tarafı üzerine de yatarlar ama yüzüstü yatmayı pek tercih etmezler.
Bazı........
