Başlığı, “Sömürgecilerin istismarından kurtulmak için İslam Birliği şart” şeklinde atmak da mümkündü. Belki de bu tür bir başlık derdimi daha net şekilde ifade ederdi. Her ikisi de maksadı ifadeye yetiyor. Esas vurgulamak istediğim ön plana çıkmış oluyor. Çünkü öncelikli olarak dünyayı sömürgecilerin tasallutundan kurtarmak, özellikle de İslam dünyasını sömürülmekten kurtarmanın yolu İslam Birliği’nin kurulmasından geçiyor. Bu sağlanamadığı sürece Müslümanlar başları sıkıştıkça bir kapıya yaklaşacak, onlar da sığınanların desteğe ihtiyacını sömürü aracı olarak kullanmayı sürdüreceklerdir. Özellikle de İslam dünyasının Haçlı-Siyonist ittifakına maddeten bir ihtiyacı olmamasına rağmen adamları adeta İslam ülkelerinin emiri haline getirmiş, istedikleri zaman istedikleri silahları istedikleri fiyata satıyorlar, kızdıklarında da yaptırım uygulamak adı altında size istediğiniz askeri araç ve gereçleri satmıyoruz diyorlar. Sadece satmayız da demiyorlar, parasını ödediğimiz uçakları ve savunma sistemlerini vermiyorlar. Böyle bir eşkıyalığı kendilerinde hak olarak görüyorlar. Dünya düzeni bu yapısında ve anlayışla devam ettiği sürece özellikle Müslüman ülkelere yönelik sömürü devam edecektir.

Söz gelimi Müslüman ülkelerin sahip oldukları petrolü ne miktarda üreteceklerini ve piyasaya süreceklerine karar verme hak ve yetkilerine rağmen, son olarak OPEC ülkelerinin ürettikleri petrolü 2 milyon varil azaltmaya karar verdiklerini açıklamasının hemen ardından ABD’nin Suud’a yaptırım uygulamaya hazırlandığı haberleri medyada yer almaya başladı. Sanki Suud’un ürettiği petrol onlara değil de Amerikalılara aitmiş gibi bir hava estiriyorlar. Bunu da sahip olduklar nükleer ve klasik silahlardan aldıklarını sanıyorum bilmeyen yok. Bu arada ABD medyasında, “Biden yönetiminin, Bin Selman yönetimindeki Suud’un Washington’un müttefiki olmadığını anlaması gerekiyor” gibi ağır ifadeler kullanılıyor. Anlaşılan o ki, ABD yönetimi bazı açıklamaları yetkilileri ağzından yaptırmak yerine medya yoluyla yaptırarak beğenmediği yönetimlere fırça çekiyor. Hemen belirtim ki, ABD’nin bu tavrı sadece Suudlulara yönelik değil. Düne kadar dost dedikleri bir ülke ile bir çıkar çatışması söz konusu olduğunda hemen bir yaptırım derdine düşüyorlar. Ülkemize yönelik yıllardan beri devam eden savunma sistemleri ve uçak satışının durdurulması bunun örneklerinden bir tanesini oluşturuyor.

Bu noktada ABD’nin bir ülkeye karşı yaptırım öngören bir tavır belirlemesi ve bunu ilan etmesi için uyması gereken hiçbir kural bulunmuyor(!) Uluslararası kurallara uyulmasını ise bu kurallar değil, bazı sömürgecilerin vereceği karara bağlı.

Hemen belirteyim ki, bu kural tanımamazlık sadece ABD’ye has bir tavır değil. Özellikle bir Müslüman ülke söz konusu olduğunda sömürgeciler adeta bir gizli anlaşmayı uygular tavrı içinde hareket ediyorlar. Söz gelimi ABD’nin eşkıyalığa varan tavrından usanıp Rusya’ya yönelmeniz de sizi kesinlikle eşkıyaların kararlarından korumaya yetmiyor. Çünkü emperyalist güçler çıkarları söz konusu olduğunda; sömürülerini devam ettirmek konusunda birbirlerine destek veriyorlar. Kısacası aralarındaki gizli anlaşma devreye giriyor. Bu bakımdan tüm bu ikiyüzlülüklere son vermenin yolu İslam dünyasının birlik oluşturmasından geçiyor. Bu sağlanamadığı sürece zalimlerin zalimliğine lanet yağdırmanın da bir sonucu olmuyor. Çünkü onlar için adalet, hak ve hukuk gibi kavramlar sadece sömürecekleri ülkeleri kafese koyana kadar geçerli ondan sonra tüm özgürlük, hak ve hukuk onların emrine amade hale geliyor. Bu bakımdan yeryüzünde hangi sömürgeci ile birlik oluşturursanız oluşturun sonuç değişmeyecektir. Bu durum yıllardan beri görülüyor. Sözün özü, dünya üzerinde yeni bir düzenin kurulması ve bu kurulacak düzenin adının da İslam Birliği olması gerekiyor.

QOSHE - Tam Bağımsızlık için İslam Birliği Şart - Abdülkadir Özkan
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tam Bağımsızlık için İslam Birliği Şart

4 0 1
18.10.2022

Başlığı, “Sömürgecilerin istismarından kurtulmak için İslam Birliği şart” şeklinde atmak da mümkündü. Belki de bu tür bir başlık derdimi daha net şekilde ifade ederdi. Her ikisi de maksadı ifadeye yetiyor. Esas vurgulamak istediğim ön plana çıkmış oluyor. Çünkü öncelikli olarak dünyayı sömürgecilerin tasallutundan kurtarmak, özellikle de İslam dünyasını sömürülmekten kurtarmanın yolu İslam Birliği’nin kurulmasından geçiyor. Bu sağlanamadığı sürece Müslümanlar başları sıkıştıkça bir kapıya yaklaşacak, onlar da sığınanların desteğe ihtiyacını sömürü aracı olarak kullanmayı sürdüreceklerdir. Özellikle de İslam dünyasının Haçlı-Siyonist ittifakına maddeten bir ihtiyacı olmamasına rağmen adamları adeta İslam ülkelerinin emiri haline getirmiş, istedikleri zaman istedikleri silahları istedikleri fiyata satıyorlar, kızdıklarında da yaptırım uygulamak adı altında size istediğiniz askeri araç ve gereçleri satmıyoruz diyorlar. Sadece satmayız da demiyorlar, parasını ödediğimiz uçakları ve savunma sistemlerini vermiyorlar. Böyle bir eşkıyalığı kendilerinde hak olarak görüyorlar. Dünya düzeni bu yapısında ve anlayışla devam ettiği sürece özellikle Müslüman ülkelere yönelik sömürü devam edecektir.

Söz gelimi Müslüman ülkelerin sahip oldukları........

© Milli Gazete


Get it on Google Play