menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (391)

35 0
16.09.2026

Sabiha Sertel, hizmetçi Türk kadınının beline bir tekme indirerek merdivenden aşağı yuvarlıyor!

Maskeli olmayı bir mârifet sayan, asırlarca inanılmaz bir kamufl̃aj san’at̃i olarak geliştirdikleri Münâfıklığı hiç sıkılmadan “Millî Sır” îlân eden, yaldızlı propagandayle kendilerini mazl̃ûm halkın kurtarıcısı olarak takdîm eden bu zihniyetin içyüzü, bir başka zâviyeden, Yıldız Sertel’in –hiçbir üzüntü duymadan- bizzât naklettiği şu hâdisede de bütün dehşetiyle sırıtmaktadır:

“Küçük kahraman kadın, başladığı işe devam ediyor, ancak, bu sefer, Resimli Ay, Sevimli Ay adı altında çıkmaya başlıyor. […]

“Bu koşullarda, Koca Bıçağın Evi diye adlandırdıkları o büyük köşkte oturmak imkânsız ve anlamsızdı. Küçük Sevim’in perili köşkünü bırakıp Nişantaşı’nda küçük bir apartman katına taşınıyorlar. […]

“Yıldız üç, Sevim sekiz yaşında. […]

“Bu sıralarda [1926 senesi] bir gün, Yıldız hastalandı, çok yüksek ateşle yatıyor. Doktor, difteriye tutulduğunu söylemiş, ‘Sabaha çıkmaması tehlikesi var’ demişti. Anne Sabiha vicdan azabından kıvranıyor. Doktor çağırmakta, tedbir almakta gecikilmiş. Annesi Atiye Hanım da yardıma gelmişti, çocuğun başından ayrılmıyorlar.

1927’de Sertel’lerin neşrettiği ve -Totaliter Şef’in himâyesi altında- Materyalizm propagandası yapan -64 sayfalık- bir kitab: Dîn Nîçün Ölüyor?

“Bir ara Atiye Hanım dışarı çıkmış dönüşünde,

‘- Sabiha, demişti, gümüş kaşıkları saydım, bunlar eksik.

‘- Anne, benim şimdi gümüş kaşıkları düşünecek halim yok, Yıldız tehlikede.

“Atiye Hanım artık çok yaşlanmıştı. Hırsızlık konusunda çok titizdi. Dayanamayıp, hizmetçiye giderek kaşıkların hesabını soruyor.

“Sabiha, çocuğun başına buz koyduğu sırada, kapı açılıyor, hizmetçi:

‘- Hanım, eğer kaşıkları sen benden biliyorsan, dilerim bu çocuk sabaha çıkmasın!

“Sabiha Hanım hayatında ilk defa cinnet geçiriyordu. Kadını yakaladığı gibi, sokak kapısından dışarı attı, beline bir tekme vurduğu gibi, beş kat mermer merdivenden aşağı itti. Ama sonra kadının, dördüncü katın merdivenlerinde sapasağlam oturduğunu görünce, rahat bir nefes aldı. Bu bir mucizeydi. Yoksa, katil olmuş olacaktı.” (Yıldız Sertel 1995: 132-133)

Yine 1927’de Sertel’lerin neşrettiği ve -Totaliter Şef’in himâyesi altında- Materyalizm propagandası yapan -59 sayfalık- bir başka kitab: Âhiret Var mıdır?

Rûhundan koparılmış Türklük,........

© Milat