İstanbul Şairi Nedim nasıl gazeteci oldu?
Osmanlı’nın en parlak dönemlerinden Lale Devri’nde yaşayan ünlü şair Nedim, kaleme aldığı tarih manzumeleriyle yalnızca edebî eserler üretmekle kalmadı; Üsküdar’ın su altyapısını, sosyal ihtiyaçlarını ve kaybolan mimari mirasını bir kültür muhabiri titizliğiyle kaydetti.
Divan edebiyatı denildiğinde akla gelen ilk temalar genelde soyut aşk, şarap, gül ve bülbül ekseninde şekillenir. Ancak 18. yüzyıl Lale Devri’nin en özgün ismi olan Nedim, bu kalıpları kırarak şiiri sokağa, şehre ve toplumsal hayatın tam merkezine taşımıştır. Atatürk Üniversitesi'nden Prof. Dr. Reyhan Keleş ve Doç. Dr. Osman Nuri Karadayı’nın gerçekleştirdiği güncel bir araştırma, Nedim’in Üsküdar’daki su yapıları için yazdığı tarih manzumelerinin sadece estetik birer metin değil, aynı zamanda dönemin sosyal yapısını ve altyapısını belgeleyen eşsiz birer "gazete haberi" niteliğinde olduğunu ortaya koyuyor.
BİR ŞAİR NASIL GAZETECİ OLUR?
18.yüzyıl Üsküdar’ında yaşamın en büyük zorluklarından biri susuzluktu. Şehirde evlere kadar ulaşan modern bir su ağı bulunmadığından halk, günlük ihtiyacını mahalle aralarındaki çeşme ve sebil başlarında karşılamak zorundaydı. Sultan III. Ahmed ve dönemin Sadrazamı Nevşehirli Damad İbrahim Paşa, bu kronik sorunu çözmek adına Üsküdar’da geniş kapsamlı bir su hamlesi başlattı.
İşte tam bu noktada devreye giren Nedim, bir "gazete muhabiri" gibi çalışmaya başladı. Kaleme aldığı beyitlerde inşa edilen çeşmelerin banisini (kimin yaptırdığını), yapılma gerekçesini (bir yakının ruhuna ithaf mı yoksa doğrudan susuzluk çözümü mü), suyun getirildiği maksemi ve hatta o mahalle halkının çektiği susuzluğun derecesini detaylarıyla kaydetti.
Prof. Dr. Reyhan Keleş, Nedim'in bu tarihi rolünü şu sözlerle ifade ediyor: "Tarih manzumeleri sadece birkaç beyitten müteşekkil, gönle hitap eden edebî birer estetik abidesi değil, aynı zamanda tarihe düşülen birer kayıttır."
KADIN HAYIRSEVERLER ÜSKÜDAR'IN SUSUZLUĞUNU DİNDİRDİ
Araştırmanın sunduğu en dikkat çekici bulgulardan biri, Üsküdar’daki hayırseverlik kültüründe kadınların üstlendiği aktif roldür. Nedim’in incelemeye konu olan şiirlerinden öğrenildiği üzere, bölgedeki altı çeşmeden ikisi saray mensubu kadınlar tarafından finanse edilmiştir.
Sultan III. Ahmed’in eşi Emetullah Başkadın, kendi kişisel bütçesinden harcama yaparak bugün hâlâ Doğancılar Caddesi’nde hizmet veren çeşmeyi inşa ettirmiştir. Nedim bu durumu "Başkadın Hazretleri dahi bu zibâ çeşmeyi / Kendi mâliyle yapub bir hayr-ı vâlâ eyledi" dizeleriyle ölümsüzleştirmiştir. Bir diğer kadın banisi olan Sultan III. Ahmed’in kızı........
