menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki Çizgi ve Hayat

14 19
03.01.2026

Hikâye odur ki, Gücüyle nam salmış bir hükümdar, ölmeden önce vasiyet eder:

Ben ölürsem, “Ellerim tabuttan dışarıda kalsın.”

Kendisine sorulduğunda cevabı nettir:

“Herkes görsün ki bu dünyadan boş ellerle gidiyorum.”

Ne makam ne para ne itibar…

Hepsi bu dünyada kalır.

Ama insan yine de kendini kandırmaya devam eder.

Mezar taşlarına bir bakın:

Eski Başbakan
Eski bakan.
Emekli general.
Sanayici.
İş adamı…

Ama orada ne bir yetki var ne de bir ayrıcalık.
Herkes aynı toprağın altındadır. Herkes yerin altında, makam mevki unvan hepsi yerin üstünde kaldı.

Ve herkes artık tek tek hesaba çekilecektir.
Yerüstünde konuştuğu her söz, her susuş, her görmezden geliş…
Kayıt altına alınmış hesap gününü beklemektedir.

İlk Çizgi ve Son

İnsan hayatı iki çizgi arasına sıkışmıştır.

İlk çizgi, dünyaya gözümüzü açtığımız andır.

Son çizgi ise bu dünyadan uhrevi âleme, ahirete göçtüğümüz gündür.

Biz bu iki çizgi arasında yaşadığımız her ana “hayat” diyoruz. Oysa hayat sandığımızdan çok daha hızlı akıp gidiyor. Daha dün bebektik, avuçlarımızı bile zor sıkıyorduk. Bir bakmışız gençlik, askerlik, evlilik, çocuklar, iş-güç…derken dönüp geriye baktığımızda zamanın nasıl akıp geçtiğini ancak o zaman anlıyoruz.

Huzurevleri, Hastaneler,........

© Milat