Bayramınız Mübarek Olsun
Bazen tarihi dönemlere kaçışlar, zaman oynayışları insanı dinlendiriyor. İnanmak zor, bir masal âleminde yaşıyorsunuz âdeta. Nerelerden nerelere gelinmiş.
Mesela şimdi, zamanın bir iftariye listesine göz atınız, üstelik tamamına değil.
Gazeteci, Tarihçi, ünlü yazarımız Ahmet Rasim(1864-1932) Şehir Mektupları’nda yazıyor:
(Oburlar oburu ) “Baba Yaver son iftariye için aşağıdaki listeyi yollamış:
“Taygan şehriye çorbası, İzmir yumurtasından omlet, karnabahar kıvırcığından Alibeyköy’ den yoğurtlu kebap, baba hindiden lezzetli Baba Yaver dolması, enginar bastı, domates oturtması, Nemçe böreği, Şam baklavası, kabak dolması, fukara(!) keşkülü, kuru mühleyeli bamya, is kokulu sakız muhallebisi, yaprak dolması (kaşıklık), hindi dolması içinde pilav, kayısı, üryani eriği, üzüm hoşafları.
Çerezlere dikkat! “ Havyar ezmesi, sardalya, balık yumurtası, ezme patates salatası. (...)
İştah açıcılar: kızarmış Balkan kaşarı, Tirilye zeytini, sele zeytin, pastırma, ev sucuğu.
Yemekten sonra: Sigara, sade kahve, bir sigara daha, limonata, portakalata, bir çeyrek saat uyku, uykudan sonra bir dilim kızarmış ekmekle Milan tereyağı.”
Bayram yaklaşırken, bazı şeyler fazla değişmiyor herhalde:
“Bizim kömürcüyle çıraklarındaki çalışma azmine diyecek yok. Allah bre Allah! Birinci kıyımı yetmiş para, elemesi doksan paraya! Hele şekercilerin bu fiyat farkını görür görmez okkada kırk, kadayıfçıların yirmi para, gevrekçilerin tulumunda beş kuruş zam yapacakları haberi yayıldığı gibi kömürcülerin de fiyatları yükseltmeye kalkıştıkları söyleniyor. ( Şehir Mektupları, Kapı Yayınları, 2013,s. 384-385)
“Recep, Şaban, Ramazan derken bayram geldi. Keselerin ağzı açıldı.” diyen Ahmet Rasim, bayramda........
