Farkınız Yok – Suay Karaman Yazdı
Geçen haftaki yazımızın son paragrafı şöyleydi: “… 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz…”
Sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözünü dikkate alarak eleştiri yapanlar olmuştu. Halbuki devam eden cümlede, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin arınması için neler yapılması gerektiği yazılmıştı. Biz, 13,5 yıldır Kılıçdaroğlu’nun tüm yanlışlarını gözler önüne sererek eleştirirken, onu savunup bize ‘şimdi zamanı değil’ , ‘ak trol’ diyerek gerçeği göremeyenler ya da görmek istemeyenler, şimdi Kılıçdaroğlu’na hakaret ederek, hain diyorlar.
22 Mayıs 2010 tarihinde CHP 33. Olağan Kurultayında genel başkan seçilen Kılıçdaroğlu, birkaç gün sonra ilk ziyaretini Fethullan Gülen’in Zaman Gazetesine yapmış ve “bugün 27 Mayıs’ı yapanlar utanıyor” diye demeç vermişti. Bu demeç ertesi gün bazı gazetelerde yer alınca açıklama yaptım ve bu söylemiyle yeni bir proje isimle karşı karşıya olduğumuzu söyledim. Ama olayları anlamadan birçok partili, partisiz kişi beni eleştirdi. O günlerin heyecanına kapılarak umutlananlar ve belki de yer kapmak isteyenler bu söylemin üzerinde durmadı ve ne yazık ki CHP’yi bitirme projesini kavrayamadı.
21 Eylül 2010 tarihinde Berlin’de “laiklik tehlikededir diyemem, çünkü altını dolduramam” diyen Kılıçdaroğlu, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi’nin 30 Temmuz 2008 tarihli kararıyla kesinleşen AKP’nin ülkeyi yönettiğini unutmuştu. Kılıçdaroğlu, yargıda cemaatçi yapılanma yoktur derken, tekke ve zaviyeleri savunanları, buraları eğitim ve kültür kurumu olarak görenleri, Fethullah Gülen’e övgü düzenleri, PKK terör örgütü destekçilerini, Atatürk’e hakaret edenleri, ikinci cumhuriyetçileri milletvekili yapmakta sakınca görmemişti.
Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından Atatürk’e dil uzatanlar, ‘TR’ kodlu ajanlar, Dersim’i katliam olarak kabul ederek özür dilenmesini isteyenler, hain Seyid Rıza’nın olmayan onurunun geri verilmesini isteyenler, Kürtçülük, ırkçılık, mezhepçilik yapanlar partiye doldurulmuştu. CHP, ‘yeni CHP’ durumuna getirilince Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincelerin kaldırması bile savunulmaya başlandı.
Dünyadaki turuncu devrimlerin mimarı Soros’un, ülkemizdeki uzantılarından Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın (TESEV) kurucusu Kılıçdaroğlu, 10 Ağustos 2014 tarihindeki cumhurbaşkanlığı seçiminde şeriat destekçisi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP adayı olmasında sakınca görmedi. ‘Ekmek için Ekmeleddin’ sloganıyla seçmenlerden tıpış tıpış oy vermelerini istedi.
16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında en az 2,5 milyon........
