Sıradaki Miting Sevip de Kavuşamayanlara Gelsin! – Melih Demirel Yazdı
Mitinglerin; İnsan bakınca gerçekten miting mi izliyor, yoksa bir tür açık hava festivali mi, yoksa tiyatro mu? ayırt etmekte ziyadesiyle zorlanıldığı bir siyasi dönemdeyiz. Son zamanlarda yaşadığımız tablo, amasız fakatsız tam olarak budur. Özgür Özel CHP’ sinin başlattığı ve memleketi, sorunlarından bağımsız olarak adım adım dolaşan, adını; “ miting festivali turu” koyduğumuz bu durum, artık siyasi bir refleks olmaktan çıkmış, bir festivaller zincirine dönüşmüştür.
Hatırlarsınız, süreç Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başladı. Kendini aklama zorunluluğu bulunan belediye başkanları üzerinden yükselen bu hareketlilik, kısa sürede şehir şehir dolaşan bir miting maratonuna dönüştü. Ve çok yakında 1.yılına girecek süreçte, 95’incisi, bu kez “icbar suretiyle irtikap” soruşturması kapsamında tutuklanan Tanju Özcan için düzenlendi.
Her gidenin ardından flaşlı, sazlı sözlü ve havanda su dövülen bu organizasyonlara miting demek zor. Çünkü ortada klasik anlamda mitingden ziyade artık festival atmosferi var.
Ancak şöyle düşünün: Memleketin ciddi bir kısmı ekonomik zorluklar nedeniyle sosyalleşme imkânını kaybetmiş durumda. Kafeler, mekanlar, restoranlar, kısaca şehir hayatı adeta ateş pahası. İnsanlar artık bir araya gelmek için bile, milimetrik olarak hesap kitap yapmak zorunda kalıyor. İşte tam bu noktada devreye ana muhalefetimizin miting festivalleri giriyor. Otobüsler kalkıyor, kalabalıklar taşınıyor, meydan doluyor, hoparlörlerden sloganlar yükseliyor.
Ardından klasik ritüel........
