menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sendikaları nasıl ele almalıyız?

9 0
22.07.2026

Sendikalar, işçilerin haklarını korumak için tarihsel süreçte bizzat tabandan ortaya çıkmış örgütlenmelerdir. Ancak günümüzde sınıf hareketinin en büyük tıkanıklıklarından biri, sendikal örgütlülüğün zayıflığı ve var olan örgütlü gücün de farklı konfederasyonlar ve sendikalar arasında parçalanmış olmasıdır. Günümüzde bazı iş kollarında onlarca sendika mevcuttur. Bu koşullarda birleşik mücadeleyi inşa edebilmek, ekonomik krizin ve hak gasplarının faturasını patronlara ödetebilmek için tüm sendikal yapıların ve emek örgütlerinin ortak asgari talepler etrafında bir araya gelmesi zorunludur.

Sendikaları keskin bir biçimde “kızıl sendika” (işçi sınıfının çıkarlarını savunan) ve “sarı sendika” (işveren/hükümet yanlısı) şeklinde ikiye bölmek uygun bir yaklaşım değildir. Kuşkusuz bazı sendika yönetimleri patronlarla uzlaşan, işbirlikçi ve pasif bir çizgi izlemektedir. Ancak sendikaları liderliklerine göre toptan mahkûm etmek işçileri bölmekten başka bir işe yaramamaktadır.

Sendikal bürokrasinin kökeni

Sendika bürokrasisi, işçilikten çıkıp sendika profesyonelliğine geçenlerin sosyal durumlarından ve sendikaların sistem içi uzlaştırıcı niteliğinden kaynaklanır. Bürokrata dönüşen sendikacılar artık işten atılma korkusu yaşamaz, maaşlarını aidatlardan alır ve konumlarını korumak adına sınıfın militan eylemlerini (özellikle sendika kasasını boşaltan grevleri) frenleme veya satma eğilimi gösterir. Bu bürokratik hantallık sadece sağcı sendikalarda değil, kendisini “sol” olarak tanımlayan yapılarda da mevcuttur.

Bu durum karşısında solun bir kesiminde, mevcut sendikalardan tamamen koparak küçük, bağımsız ve “sol” sendikalar kurma eğilimi baş gösterebilmektedir. Bu tür küçük ve izole sendika kurma çabaları hareketin bütününe fayda sağlamaktan çok, sınıfın mücadele birliğini zedelemektedir. Çözüm, kitlelerden kopuk alternatif yapılar yaratmak değil; mücadeleyi mevcut sendikaların tabanında yürütmekten, işçileri kendi örgütlerine sahip çıkmaya çağırarak bürokrasi üzerinde aşağıdan yukarıya bir basınç oluşturmaktan geçmektedir. 

Öfke sendikanın rengine bakmaz

Toplumda biriken büyük öfkenin, iktidara yakın ya da kurumsallaşmış........

© marksist.org