menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Bayram Mektebi

17 0
04.06.2025

Zaman, bir nehir gibi akıp geçiyor; biz çoğu zaman onun içinden geçerken farkında bile olmuyoruz. Oysa hatırlamak, insanın kendine dönüşüdür. Bayramlar da öyle değil miydi bir zamanlar? Hatırlamaya, durmaya, birbirimizin yüzüne değil kalbine bakmaya vesile olan günlerdi…

Çocukken dışımız kirlenirdi; dizlerimiz toprak olurdu ama içimiz berrak kalırdı. Şimdi dışımız pırıl pırıl, fakat içimiz...

Dışına gösteriş serpen ama içe suskunluk örten bir zamandayız. Temizlik mefhumu yön değiştirdi, yön kayboldu.

Bayramlar da o eski yönünü yitirdi sanki. Bir vakitler, bayram takvimin bir yaprağı değil; gönlün içinde filizlenen bir ruhtu. Artık sadece takvimdeki “kırmızı” günleri görüyoruz. Oysa kalpte yeşeren tomurcuk eksik.

Bayram bir vuslattı. Gönüllere köprüydü. Yalnız kalmış bir ihtiyara, bir yetime, bir eski dostun kapısına gitmekti. Sadeliğiyle şereflenmiş sofralarda hak dostları otururdu. Bir çay, bir bakış, bir dua… Yetiyordu kalpleri diriltmeye. Şimdi ise sofralar zenginleşti, ama gözler fakirleşti. Ziyaret, vitrine; vuslat, paylaşılacak bir hikâyeye-storye dönüştü. Bayramı yaşamak değil,........

© Mardin Life