menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hedef gösterme dili ve Washington Antlaşması’nın 6. maddesi

17 0
26.08.2026

6 Mart 2026 tarihli “Kıbrıs Rum Yönetimi liderlerinin barış, huzur ve istikrarı bozma girişimleri” başlıklı yazımda, Rum yönetiminin adayı yabancı askerî yığınaklara açarak Kıbrıs’ı doğrudan bir savaş hedefi hâline getirdiğini yazmış, Ağrotur’daki İngiliz üssüne yönelen saldırının ardından “artık fiilî saldırı gerçekleşmiştir” demiştim. 1 Mayıs 2026 tarihli yazımda da adanın vekâlet savaşlarının lojistik uzantısına dönüştürülmesinin yalnızca Güney’i değil bütün adayı riske attığını belirtmiştim. Ağustos ayının son haftası, bahse konu tespitleri en çıplak biçimiyle doğrulamıştır…

Yunanistan merkezli savunma yayınlarında çıkan ve ProNews üzerinden dolaşıma sokulan analizde, muhtemel bir İsrail-Türkiye çatışmasının adaya yansıması hâlinde KKTC’de konuşlu Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının “muhtemel hedef” hâline gelebileceği ileri sürülmüştür. Ercan Havalimanı çevresi ile Türk savaş gemilerinin konuşlanabileceği askerî noktalar isim isim anılmış, Türkiye’nin adadaki hava ve deniz imkânlarını geliştirme ihtimali ayrı bir başlık altında değerlendirilmiştir.

Bir müttefik ülkenin basınında bir başka müttefikin kuvvetleri için hedef tarifi yapılması, gazetecilik değil niyet beyanı olarak okunmalıdır. Bahse konu yayınların Yunan savunma çevrelerine yakınlığı da bilinen bir husustur. Bahse konu yayın burada da durmamış, NATO’nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesinin yalnızca Türkiye topraklarını kapsadığı, KKTC’nin bu kapsamın dışında bırakıldığı tezini ortaya atmıştır. Ada’daki Türk askerini İttifak şemsiyesinin dışında göstermeye çalışan her cümle, bir sonraki adımın hukuki mazeretini şimdiden........

© Kıbrıs Gazetesi