menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyadan izole çabalarına yanıtımız: Yıkılmadık, ayaktayız!

21 0
23.08.2026

Eskiden beri bu ülkede Kıbrıs Türk halkını küçümseme, hazmedememe eyilimi aradan bunca yıl geçmesine rağmen sürmektedir. Küçümsemek gibi olmasın, bizleri hep lokmacı, şamişici, çörekçi, börekçi olarak görme alışkanlığı terk edilmiş olmaması, Kıbrıs meselesine bakış açısının da göstergesidir.

Mesela daha 1960 yılında, ortak cumhuriyet kurulduğunda bir Kıbrıslı Türk, şimdi Lefkoşa’nın Rum kesiminde kalan Eylence’de, (Rumlar dilleri dönmediğinden Aklanca) diyor. Eylence’de bir peynir fabrikası kuracaktı. Makineleri de hazırdı, geriye sadece hükümetten izin işi kalıyordu. Bir türlü izin vermediler. Aynı durumda Rum olsa 5 dakikada izin alır, çalışmaya başlardı. Ahmet Efendi diye biriydi.

En nihayet bakanlar kurulunda Cumhurbaşkanı Muavini Dr. Fazıl Küçük bu işe fena halde öfkelenmiş, Makarios’a “Aynı işi kurmak isteyen bir Rum olsaydı böyle mi bir muameleye tabi tutulacaktı” diye sormuştu. Bunun üzerine Makarios, ilgili bakana gerekli direktifi vermiş ve Ahmet Efendi de sonunda güç de olsa izni alabilmişti.

Düşünün; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin henüz yıkılmadığı bir dönemde oluyordu bunlar!

Hani zamanında Yunanistan’ın BM’deki temsilcisi, “Kıbrıs’ta Türk futbol kulübü mü var” diye sormuş, Türkiye temsilcisi de “Bu sene Kıbrıs’ta şampiyon olan takımı........

© Kıbrıs Gazetesi