menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zorbalığın gece yarısı, iradenin şafağı

20 28
yesterday

ABD, Venezuela’ya hukuksuz müdahalesiyle sadece bir ülkenin egemenliğine değil, insanlığın vicdan birikimine ve hukuk idealine ağır bir darbe indirmiş oldu.

Ancak bugün asıl büyük tehlike, bu zorbalığın yarattığı fiili durumdan ziyade, zihinlerimizde açtığı o derin “anlam kaybı” ve irademizi teslim alan sinizm.

Sokaklarda, kahvehanelerde ve dijital mecralarda tekrarlanan, “Uluslararası hukuk koca bir yalandı zaten,” “Dünyada tek hakikat kaba kuvvettir,” “Güçlüysen kural filan tanımazsın” türünden zehirli fısıltılar aslında insanın binlerce yıllık medeniyet yürüyüşüne ihanet!

Bu sinik tavır, hem insanlık onurunu kemiriyor hem de bir gerilemeye işaret ediyor.

Bir “çaresizlik/acizlik” çukuruna yuvarlanmamak için, sadece siyasi değil, felsefi bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var.

Physis’ten Nomos’a: İnsan Olmanın Sınırı

İnsanlık tarihi, physis’in (doğanın çiğ vahşetinin), nomos (yasa, kural ve düzen) tarafından dizginlenmesinin tarihidir.

Bir sırtlanın savunmasız bir ceylanı parçalayıp yemesi “doğaldır”. Ancak insanı insan yapan, doğanın bu çiğ vahşetine teslim olmak değil, onu dizginlemektir.

İnsan doğal vahşete karşı barınaklar, diller ve yasalar inşa ederek insan olmuştur.

Gücü tek belirleyici kabul etmek, binlerce yıllık medeniyet kazanımını çöpe atıp ormana geri dönme çağrısıdır.

Unutulmamalıdır ki orman........

© Karar