menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Telaş, zaman yönetimi ve planlama

16 1
05.01.2026

“Alice Harikalar Diyarında” kitabını birçoğunuz okumuşsunuzdur. Kitabın sevimli kahramanı beyaz tavşan, boynundaki kocaman saatiyle hızla koşarken seslenir: “Geç kaldım, geç kaldım, merhaba veya hoşça kal demeye vaktim yok.”

Bilmiyorum sizler iş yaşamında veya yaşamınızın bütününde ne kadar “Merhaba veya hoşça kal demeye bile vaktim yok” diyen Beyaz Tavşan’ın telaşını hissediyorsunuz? Zaman sizi ne kadar zorluyor?

Bu satırları HBR Türkiye’nin bir sayısından alıntıladım (1). İş yaşamımıza biraz dışarıdan baktığımızda, yaşadığımız telaş hali ile Beyaz Tavşan’ın koşturmacası arasında ciddi benzerlikler olduğunu fark etmek zor değil.

Peki Beyaz Tavşan gibi, sanki vakit tükenmişçesine sürekli koşuyorsak; biraz yavaşlasak, hatta kısacık bir durup soluklansak neler değişir hayatımızda?

Zaman ve zaman yönetimi

Zaman son derece göreceli, hatta biraz felsefi bir kavram olsa da herkesin kabul edeceği gerçek şu: Zamanı temsil eden bir gün, tüm insanlar için 24 saatten oluşan bir yaşam dilimi…

Zaman, tüm insanlara sunulan adil bir kaynaktır. Zengin-fakir, genç-yaşlı, kadın-erkek ayrımı olmaksızın hepimiz için günlük zaman 24 saat… Kim olursak olalım, ne iş yapıyorsak yapalım her birimiz bir günü 24 saat olarak yaşıyoruz.

Farklılık, sahip olduğumuz 24 saati kullanış tarzımızda başlıyor. Kimimize bol bol yeten saatler kimimize yetmiyor. Kimimiz içinde ilerlediğimiz zaman yolculuğunda keyifle yol alırken kimimiz de zamanla yarışma, süregiden bir kalp çarpıntısı ve “yetişme ve yetiştirme” telaşı içinde buluyoruz........

© Karar