menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özrü Kabahatinden Beter Olmak

53 0
05.04.2026

Çiçeği burnunda üst düzey bürokratlarımızdan birisi, geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda attığı mesajında üniversite yıllarında merhum valilerimizden birini örnek aldığını; mezkûr valinin halkla kurduğu güçlü bağın, sorunlara cesaretle yaklaşan tavrının ve görev yaptığı her yerde bıraktığı izin, kendisinde derin bir hayranlık uyandırdığını ifade etti.

Mesajın devamında başka güzel övgüler de var ama eksik bir şey var. Mesajın sahibini o göreve getirene atıf yok.

Kendi kendime, “Eyvah eyvah! Bunu kırk kalıp sabun zor temizler.” dedim. Bu vahim ötesi hata nasıl düzelecek diye o günden beri bekliyorum. Nihayet düzeldi ama özür, kabahatten büyük oldu.

Padişah, birgün vezirlerinden birine (dalkavuk veya şair de olabilir), “Öyle bir kabahat işleyip özür dile ki özrün kabahatinden büyük olsun” demiş. Vezir, düşünmüş, taşınmış, kaşınmış. Birgün padişah önde, kendisi arkada merdivenlerden çıkarken, padişahın kaba etine bir çimdik atıvermiş. Padişah, öfkeyle dönünce boynunu bükmüş.

“Afedersiniz hünkârım! Sizi hanım sultan sandım.”

Yukarıda bahsettiğim bürokratın, kabahatinden beter özrüne gelelim. Dedim ya o günden beri bekliyorum. Nihayet bürokratımızi bir ziyaret esnasında Cumhurbaşkanı için bol bol dua istedi. Başımızda o olduğu için kederimizin olmadığını söyledi. Böyle bir liderin yüz yılda bir geldiğini, bugün........

© Karar