Devlet projesi kimin projesi
Enerji Bakanı demiş ki “Vatandaşlarımızın doğal gaz faturalarının yüzde 45’ini devlet ödüyor.” Demek ki bir yanda “vatandaşlar” var, gerektiğinde faturası ödenen… Öbür tarafta ise gerektiğinde fatura ödeyen cömert bir “devlet”…
“Her kimse bu devlet, Allah razı olsun kendisinden” dememiz gerekiyor herhalde, vatandaşlar olarak…
Oysa “Vatandaşlarımızın doğal gaz faturalarının yüzde 45’i” o vatandaşların vergilerinin oluşturduğu hazineden ödeniyor.
Bütün vatandaşların ihtiyacı için harcanmak üzere devlet kurumlarını yönetenlere emanet edilmiş olan o paranın sahibi millet. Haddizatında devletin de sahibi millet. Ama milli varlığın siyasi ve hukuki çatısı olan devlet “milletin sahibi” gibi anlatılıyor. Sanki devlet bizden ayrı, bizim dışımızda somut bir varlıkmış gibi... Hatta bir kişiymiş gibi anlatılıyor.
Peki, neden “hükümet” değil de “devlet” ödüyor faturamızı?
Bir yandan, hükümet kavramıyla devlet kavramını birbiriyle özdeş gösterme çabası var bu yaklaşımın altında. Çünkü hükümete karşı çıkmakla devlete karşı çıkmak aynı şey değildir. Hükümetimizi desteklemekle devletimizi desteklemek aynı şey değildir. Hükümetimizin güçlendirilmesi ile devletimizin güçlendirilmesi aynı şey değildir. Hükümetimizin bekası ile devletimizin bekası aynı şey değildir.
İkisini özdeş kabul edersek arabayı atın önüne koymuş oluruz. Ama bizden istenen de bu!
Diğer yandan, hükümet veya siyasi iktidar adına sahiplenilemeyen bazı konularda devlet kavramını öne sürme akıllılığı kendisini gösteriyor. Çünkü devlet tarafından yapılan bir iş siyasi amaç........
