menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çayın parası, sözün hakkı

46 0
16.08.2026

Bir masa düşünün... Aynı masanın etrafında farklı dünya görüşlerinden insanlar oturuyor. Yazarlar, şairler, hocalar, öğrenciler, sanatçılar, entelektüeller, gelenekçiler, yenilikçiler... Herkes aynı çayı içiyor, aynı masada oturuyor ve sözü geldiğinde konuşuyor. Kimsenin kimseye üstünlüğü yok. Herkes kendi çayının parasını ödüyor.

Ahmet Uysal’ın Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan “Ben de çay parası ödüyorum” kitabı, böyle bir kıraathane kültürünün ve bu kültürün etrafında oluşan insan topluluğunun hikâyesini anlatıyor. 512 sayfalık eser, 1980 sonrasında İstanbul’da Erenler Kıraathanesi’nde başlayan ve İLESAM, Yazarlar Birliği, Türk Ocağı ve Antik Kafe’de devam ederek günümüze ulaşan bir geleneğin izini sürüyor.

Türkiye’nin kültürel hafızasında önemli bir yeri olan kahvehane ve kıraathane geleneğini kayıt altına alan kitap, aynı zamanda bu mekânlarda oluşan sohbet ve fikir dünyasını da anlatıyor.

Kitabın adı: “Ben de çay parası ödüyorum.”

Bu cümle,........

© Karar