menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TRABZONSPOR'A AİT OLMAK

37 0
20.08.2026

Trabzonspor’un Türk futbolunda açtığı sayfayı yalnızca sahadaki başarılarla anlatmak eksik kalır. İstanbul’un yıllarca tartışmasız kabul edilen futbol hâkimiyetini Anadolu’dan çıkan bir takımın sarsması, birkaç iyi futbolcunun aynı dönemde buluşmasıyla açıklanabilecek sıradan bir başarı hikâyesi değildir. O büyük futbolcu kuşağının yeteneği, karakteri, şehrin futbola duyduğu tutku ve Trabzon’un kendi insanına duyduğu güven elbette bu destanın temel taşlarıydı. Fakat bütün bunları aynı hedef etrafında tutan çok önemli bir başka unsur vardı. Kulübü yönetenler Trabzonspor’u kendilerine verilmiş bir makamdan çok, kendilerinden sonraki kuşaklara bırakılacak bir emanet olarak gördüler.

Futbolda para önemli bir güçtür ama tek başına hiçbir zaman futbol aklı üretemez. Dünyanın en pahalı oyuncularını aynı soyunma odasına koyabilirsiniz. Yönetim iradesi zayıfsa, kurumsal disiplin kaybolmuşsa, kişisel hesaplar kulübün menfaatinin önüne geçmişse ortaya pahalı bir kadro çıkar ama büyük bir takım çıkmaz. Futbol tarihi bunun örnekleriyle doludur. Para kadro kurar, yönetim kulüp kurar.

Trabzonspor’un geçmişinden bugüne kalan bazı hatıralar tam da bu yüzden kupalar kadar değerlidir.

Efsane başkanlardan Şamil Ekinci döneminde anlatılan bir hadise, o yılların Trabzonspor anlayışını birkaç cümleyle özetler. Trabzonspor, Karadeniz gazetesine ilan verir. Gazetenin muhasebesi de ilan bedelini kulübe fatura eder. Şamil Ekinci bunu öğrendiğinde büyük tepki gösterir. Rivayete göre muhasebedeki görevlinin işine son verilir. Başkanın itirazı ise bugünün dünyasından bakıldığında şaşırtıcı ölçüde........

© Karadeniz'de sonnokta