menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimin için varsın TFF?

5 0
28.08.2026

Filler tepișir, çimenler ezilir. Türk futbolunun en büyük kalabalığı tribünlerde değil, amatör sahalarda.

Türkiye'de futbolu konuşurken gözümüz çoğu zaman Süper Lig'e, milyon euroluk transferlere, yıldız futbolculara ve büyük kulüplere çevriliyor.

Oysa Türk futbolunun gerçek fabrikası başka yerde çalışıyor.

Hafta sonu yağmurun altında çocuklarını bekleyen anne-babaların yanında…

Ve çoğu zaman kendi cebinden kulübünü ayakta tutmaya çalışan amatör yöneticilerin omuzlarında.

Amatör futbolun içinde.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun açıkladığı verilere göre bu yapı yaklaşık 6.700 amatör kulüp ve 438 bin lisanslı amatör futbolcudan oluşuyor.

Bu, Türk futbolunun tabanı.

Peki bu tabanın taşıdığı yük ne kadar?

Bu yükün en ağırını kim taşıyor?

PARA NEREDEN GELİYOR, NEREYE GİDİYOR?

TFF'nin 2025 Faaliyet Raporu'nda 2025-2026 sezonu için Amatör Futbol Gelirleri 254 milyon 596 bin 906 TL olarak bütçelenmiş.

Aynı raporda amatör futbol giderleri ise yaklaşık 559,8 milyon TL olarak öngörülüyor.

Bu rakamların içinde yerel amatör ligler, BAL ve diğer bölgesel ligler, hakem ve gözlemci giderleri, disiplin kurulları, hakem malzemeleri ve Türkiye Şampiyonası kulüplerine yapılan katkılar gibi birçok kalem bulunuyor.

Dolayısıyla burada haksızlık etmeyelim.

254,6 milyon TL'nin tamamı lisans ve vize parası değildir.

Aynı şekilde 559,8 milyon TL'lik giderin tamamının amatör kulüplerden alınan ücretlerle karşılandığını söylemek de doğru değildir.

Fakat tam da bu nedenle sorumuz daha önemli hale geliyor:

«Amatör futboldan ne kadar gelir elde ediliyor ve bu kaynak Türk futbolunun tabanına hangi ölçüde geri dönüyor?»

Bizim istediğimiz kavga değil.

Kulüplere dönen para…

Altyapıya ayrılan kaynak…

Hepsi açıkça görülebilmeli.

Çünkü rakamlar şeffaf olduğunda tartışma da azalır.

6.700 KULÜP, 438 BİN FUTBOLCU…

Bir rakamın büyüklüğünü anlamanın en iyi yolu onu insana çevirmektir.

438 binden fazla amatör futbolcu.

8.555 lisanslı antrenör.

12.944 amatör yönetici.

Ve yüz binlerce anne-baba…

Bu ailelerin önemli bir bölümü zaten hayatın ağır ekonomik koşulları altında çocuklarının geleceğini kurmaya çalışıyor.

Ve bütün bunların üzerine çocuklarının spordan geri kalmaması için yaptıkları harcamalar.

Bazen de doğrudan kulüp giderlerine yapılan katkılar.

İşte burada çok önemli bir ayrım yapmamız gerekiyor.

Amatör kulüp başkanları da zor durumda.

Birçoğu sponsor arıyor, kendi cebinden para koyuyor, borçlanıyor ve kulübünü ayakta tutabilmek için büyük fedakârlıklar yapıyor.

Biz başkanları suçlamıyoruz.

Ama başkan ile sporcu ailesinin ekonomik gücü arasında çok önemli bir fark var.

Kulüp başkanı kaynak yaratmaya çalışabilir.

Bir organizasyon yapabilir.

Ailenin ise çoğu zaman tek bir seçeneği vardır:

Çocuğunun eksik kalmaması için ödemek.

İşte bu nedenle amatör futbolun görünmeyen mağduru çoğu zaman kulüp başkanı değil, sporcu ailesidir.

BUNU SAHADA YAŞAMIŞ BİR ANTRENÖR OLARAK SÖYLÜYORUM

Ben de bir dönem 3. Lig seviyesinde bir takımın altyapı sorumluluğunu yaptım.

Gelişim Ligi deplasmanlarında yaşadığımız ekonomik sıkıntıları çok iyi hatırlıyorum.

Bir noktada aileleri topladık.

Deplasman organizasyonunu birlikte yapmaya........

© İz Gazete