Reis’in Bereketle Yazılan Hikâyesi
Yarım asırdan geleceğe
Bazen bir markanın hikâyesi ticaretin yanında bereketle yazılır. Bazen de bir ömür, bir ürünün itibarına adanır. Türkiye’de bakliyatın güvenle anılan bir değere dönüşmesinde öncü rol oynayan Reis Gıda’nın 45 yıllık kurumsal yolculuğu ile kurucusu Mehmet Reis’in sektördeki 50. yılı, aslında bir şirketin değil; toprağın, emeğin ve bereketin hikâyesi.
10 Şubat Dünya Bakliyat Günü vesilesiyle Gastronometro’da düzenlenen buluşmada yarım asrı aşan bir emeğin, geleceğe nasıl yön verdiğine şahit olduk. Mehmet Reis ve kızı Işılay hanımın konuşmaları şahsen bana inanılmaz bir ufuk çizdi.
1975 yılında gıda sektörüne adım atan Mehmet Reis, bakliyatı alınıp satılan bir ürün olmaktan çıkarıp güvenle, kaliteyle ve süreklilikle anılması gereken bir değer olarak ele aldı. Bu yaklaşım zamanla kurumsal bir kimliğe dönüştü. Reis markası, Türkiye’de bakliyat denildiğinde güvenin sembollerinden biri haline geldi. Ayrıca Reis Gıda, güven kelimesini, ambalajın üzerinde yazan bir kelimenin ötesinde tarlada başladığını, çiftçinin emeğine duyulan saygıyla büyüdüğünü, tohumdan sofraya uzanan zincirin her halkasında sorumluluk taşıdığını bize hatırlattı.
Bakliyatın küresel yükselişi ve stratejik konumu
OECD ve FAO iş birliğiyle yayımlanan Tarımsal Görünüm 2025–2034 raporuna göre, dünya genelinde bakliyat üretiminin önümüzdeki on yılda yüzde 25 artışla 126 milyon tona ulaşması bekleniyor. Aynı dönemde küresel ticaret hacminin 23 milyon tona çıkacağı ve kişi başı yıllık tüketimin 8,6 kg seviyesine yükseleceği öngörülüyor. Birleşmiş Milletler’in 2016 yılında ilan ettiği Dünya Bakliyat Günü’nden bu yana FAO verileri, son 30 yılda bakliyat ekili alanlarının yüzde 35, üretimin ise yüzde 59 arttığını gösteriyor. Bu artış, bakliyatın artık geleneksel bir ürün olmasının yanında stratejik bir gıda kaynağı olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye’de de bakliyat 2019’da “özel ürün”, 2022’de ise “stratejik ve kritik ürün”........
