menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Biz Ne Yaşıyoruz?

50 0
01.10.2026

Önce yahudi toplumunun sonrada bir çok batı toplumlarının yaşadığı deformasyonu can yakıcı bir dozda yasıyoruz.

Son yıllarda toplum olarak yaşadığımız ahlaki, hukuki ve ekonomik çürümenin kökleri sanıldığı kadar yeni değil.

Banka ve fon skandalları, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, liyakatin geri plana itilmesi, hukukun zayıflaması, adaletsiz gelir dağılımı, israf, gösteriş ve giderek derinleşen yoksulluk…

Bütün bunların ortak paydasında "değerlerden uzaklaşma, dünyevileşme ve çıkarı ilkenin önüne koyma" sorunu bulunuyor.

Burada kullandığım “Yahudileşme” kavramı, Yahudilere yönelik bir suçlama değildir. Kur’an'daki bazı toplumsal eleştiriler bağlamında, "dinin özünden uzaklaşıp şekilciliğe, çıkarcılığa, dünyevileşmeye ve hukuku kendi menfaatine göre yorumlamaya yönelen bir zihniyet bozulmasını" ifade etmektedir.

Bu temayülün bazı belirtilerini bugün açıkça görüyoruz:

●Şekilcilik: Dinin ahlakından çok görünüşüne ve sembollerine önem vermek.

●Seçilmişlik duygusu: Kendini diğerlerinden üstün, ayrıcalıklı ve dokunulmaz görmek.

●Dünyevileşme: Serveti, makamı, gücü ve tüketimi hayatın merkezine koymak.

●Seçici dindarlık: İşimize gelen emirleri uygulayıp çıkarlarımızla çelişenleri görmezden gelmek.

●Dini menfaate alet etmek: İnancı makam, güç, para ve nüfuz elde etmenin aracına dönüştürmek.

●Liderleri sorgulanamaz görmek: Kişileri hakikatin yerine koymak.

●Metinleri çıkarımıza göre yorumlamak: İlkeyi değil, sonucu esas almak.

●Hukukun ve liyakatin zayıflaması: Hak edenin değil, güçlü olanın ve yakınının öne çıkması.

●Hamaset: Çok konuşmak, çok slogan atmak; fakat adalet ve........

© İslami Analiz