Milletlerin Tevhid’den Uzaklaşma Süreçleri Veya Tahrifatın Sosyo-Kültürel Ve Teopolitik Safhaları: Kadim Çin Örneği
Milletlerin Tevhid’den Uzaklaşma Süreçleri Veya Tahrifatın Sosyo-Kültürel Ve Teopolitik Safhaları: Kadim Çin Örneği
Prof. Dr. Mustafa Alıcı
1. SAFHA: ilk Tanrı olarak “Tİ” (RAB) m.ö. 2000 ve daha öncesinde bulunan bir tek tanrı inancıdır. Çok nadir de olsa bazen insana benzer tasvirleri yapılan ama çoğunlukla muğlak belirsiz bir şekilde betimlenen, tüm aleme yayılmış olan “Yüce Tanrı olup Göğün ötesinde bulunur.
2. SAFHA: SHANG-Tİ/Dİ (Yüce Rab). M.Ö. 1766 yılında başlayan Shang hanedanına ait saray harabelerinde kemikler üzerine yazılmış bir kitabede Ti (Yüce Tanrı) olup bilhassa Shang-Dİ şeklinde telaffuz edilir ve Shang Hanedanıyla bilhassa imparatorlarla özdeş görülürdü. Şang-ti antopomorfik bir tanrı olup, ARTIK GÖĞÜN ÖTESİNDE değil bizzat mekân olarak GÖKTE YAŞAR. Şang-ti, insanların amellerini yakından takip edererek iyileri ödüllendirir kötüleri anında cezalandırır. Şang-ti’nin yaşadığı gök, mitsel metafizik varlıklar, cinler ve meleklerle doludur. Büyük bir canavar cin olan Bening, Tanrının hazinedarı olarak altın ve mücevher dağlarını muhafaza eder.
Tanrı ile yerdeki avam insan arasındaki kişisel bir ilişki kurmak isteniyor. Yani samimi ve soru cevaplı muhataplı bir ilişki. Özellikle talihsizlik anında insan, rahmetin kaynağı olan Göğe yönelip ona yakarmaya ve kendi kötülüklerinden tövbe etmeye başladılar.
d. Rahipler, “göğün iradesini” öğrenmek için kehanet ve falcılık yaparlar. Kaplumbağa kabuklarına veya hayvan kemiklerine oydukları oluklarla ilahi iradeyi öğrenmeye çabalarlar. Kırmızı renkli sıcak fal oklar kullanarak kabuklarda oluşan yarık/oluklardaki mesajları anlamlandırmaya girişirler. Ölmüş ataların ruhlarında ibaret olan manevi varlıkların iradesi de göğün iradesinde etkilidir.
3. SAFHA: GÖKLE ÖZDEŞ TİEN VEYA TAO: Tien Şang hanedanı sonrasında Gök ile özdeş görülmeye başladı. Ama bu noktada avam ile havas arasında büyük çatışmalar ortaya çıktı. Bilhassa o dönemin teologları, avam inancındaki insan ile Gök arasındaki ilişkiyi özdeş görmesine karşı felsefi ve teolojik çabalar gösterdiler. Felsefi soruşturmalar arttıkça buradaki dindarın duygularındaki samimiyet kaybolmaya başladı. Bu dönemde Tien/Tao inancında aynı zamanda Tanrı’nın insanla olan yakın ilişkisi kaybolur. Kavramlar birbirinin yerine kullanılmaya başlar; Ti (yani Rab) veya Shang Ti (Yücelerdeki Rab) şekline bürünür. Neticede Şangti bazen Ti veya Tien, Tien ise bazen Ti’dir.
Öyleki bu durumda Gök/ Tanrı, Muhteşem Rab, Acıyan Rab, isimlerini almaya başlar. Böylece gök, kişileştirilmekte ve ahlaki açıdan sorumlu tutulmaktadır. Tien, böylece objektif açıdan Gökle özdeşleştirilmiş bir kader kurucusudur. Özellikle Tien, hükümdarlık anında doğal kanunlarla bütünleşen bir Rab haline dönüşür. Tabiattaki dört temel archenin rabbi olarak bazen onların adıyla da anılabilir. Ateş rabbi gibi.
Şi King adlı Çin kutsal kitabında Gök şöyle tanımlanır:
“Ey Yüce ve Uzaklardaki Tien, neden bu kadar büyük fesatlıklardan acı çekiyorum. Büyük Tien’in dehşeti aşırı. Ancak ben gerçekten gümah işlemedim. Büyük Tien’in dehşeti aşırı. Ancak ben gerçekten kınayıcı bir ayıp işlemedim. (Shih King, II, V, 4. Legge, s. 3)
SEMA İLE ÖZDEŞLEŞEN TİEN’İN SIFATLARI
1 Tien, Şefkatlidir. Yerdeki insanlara nimetler verecek kadar merhametlidir.
2. Sadece saadet değil kötülük ve belalar da Tien’den gelir. Tien belaları gönderecek kadar adaletli olmaz. Büyük Gök, bu sefaletleri indiretrek merhametsiz olur. Acımasız Büyük Gök, Fesadı önlemez.
3. Büyük Gök, tüm insanların üzerinde malikel mülktür ve kadiri mutlaktır.
4. Günahkar insanlar, Yargılamak Üzere Büyük Göğe arz edilirler.
5. Gök/ Tien, güç ve enerji kaynağıdır, hikmet, aydınlık ve nur kaynağıdır.
6. Her Şeyi Bilen ve........
