İkinci Viyana Kuşatması ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Hazin Sonu
Tarih, sadece geçmişte yaşanıp biten olaylar dizisi değildir; ders almayanlar için kendisini sürekli tekrar eden muazzam bir ibret aynasıdır.
1683 yılında Viyana önlerinde yaşanan o büyük bozgun, sadece askeri bir yenilgi değil; içerideki çekişmelerin, kişisel hırsların ve sadakatsizliğin koskoca bir imparatorluğu nasıl bir felakete sürüklediğinin resmidir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, ordunun dizginlerini elinde tutmaya çalışırken, Kırım Hanı Murat Giray’ın ve Budin Beylerbeyi Sarı İbrahim Paşa’nın görevlerini yerine getirmemesi, tarihin en büyük kırılma noktalarından birine zemin hazırladı. Bozgunun ardından Sarı İbrahim Paşa idam sehpasında o tarihi ve acı hakikati haykırıyordu: “Ben bu cezayı hak ettim! Ama Sultanımıza söyleyin, Merzifonlu’ya kıymasın; zira bu felaketin intikamını alacak, bu devleti ayağa kaldıracak yegâne kişi yine odur!”
Fakat ne yazık ki fitne galebe çaldı. Merzifonlu’nun kellesi alındı, devlet idaresi başsız kaldı ve Osmanlı, küçülme ve toprak kayıpları girdabına yuvarlandı. Sarı İbrahim Paşa’nın idama giderken meçhul geleceğe dair attığı o çığlık, yüzyıllar ötesinden bugünümüze yankılanıyor!
Bugün Türkiye, küresel satranç tahtasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla adeta destan yazıyor. Dünya siyasetinin labirentlerinde pişmiş, Batı’nın ve Siyonist odakların dayatmalarına boyun eğmeyen, dik duran ve ülkeyi fırtınalı denizlerden........
