menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇLARINDA SORUŞTURMA

7 0
11.01.2026

Ceza muhakemesi insan hak ve özgürlükleri temelinde suçla mücadele kapsamında kamu düzenini sağlanması ile adaletin tecellisi açısından soruşturmanın nasıl yapılacağını, soruşturma süjelerinin hak ve yükümlülüklerini, ceza muhakemesi hukukuna egemen ilkeler ışığında ortaya koyması nedeniyle hayati bir önem taşımaktadır. Ceza muhakemesi hukukunun bilimsel olmadığı bir düzende hukuk güvenliği, kamu düzeni, kamu güvenliği ve adalet gerçekleşemez[1].

Uyuşturucu madde ticareti suçunun para kazanma amacı taşıdığı göz önüne alındığında bundan gelir sağlayan ve bu suçu kazanç kapısı haline getirmiş kişilerin, kurumların veya örgütlerin görünürdeki işleri ile malvarlıkları ve gelirleri hem fiziksel hem de dijital ortamda incelenmelidir. İnsan, para ve kurum hareketlerinin incelenmesi kimin kimle neyi nasıl yaptığını ortaya çıkarmak suretiyle önemli bir veriyi ortaya koymaktadır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Cumhuriyet savcısı şikâyet, ihbar veya başka bir suretle suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrendiği anda gerekli araştırma ve delil toplama sürecini tamamlayarak kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte delil elde ederse iddianame düzenler. Ön ödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme usulleri uygulanamaz.

Uyuşturucu maddeyle ilgili bir soruşturma başlatıldığında nöbetçi Cumhuriyet savcısı tarafından öncelikle kolluğa, “2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 3. maddesinde belirtilen hususlara eksiksiz riayet edilerek tutanak tanzim edilmesi, ele geçirilen maddenin niteliğine ve miktarına dair bir ön rapor hazırlanması, ele geçirilen maddenin bozulmayacak/değiştirilmeyecek şekilde bağlanıp mühürlenerek muhafaza altına alınması, hazırlanan mühürlü paket üzerine şüphelinin veya şüphelilerin kimliği ile suça konu maddenin cins ve miktarını belirtir bir etiket takılması” yönünde talimat verilmelidir[2].

Uyuşturucu madde ticareti suçu ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlardan olması nedeniyle soruşturma bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmakta olup büyük adliyelerde bu alanda iş bölümü ile görevlendirilmiş Cumhuriyet savcıları görev yapmaktadır.

Uyuşturucu madde ticareti suçlarında müşteki belirsiz kişilerden oluşan toplum olup diğer bir ifadeyle müşteki kamu hukuku tüzel kişiliğidir. Kolluk tarafından ihbar veya şikâyet üzerine olay tutanağı, yakalama tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı, olay yeri krokisi, varsa tanık veya tanıkların ifadeleri, şüpheli yakalanmışsa teşhis tutanakları, el koyma tutanağı, varsa kamera kayıtları, uzmanlık raporları, varsa hukuka uygun yöntemler ışığında arama, el koyma ve inceleme kararları doğrultusunda şüpheli veya şüpheliler arasındaki whatsapp uygulama yazışmalarının içeriği, İletişimin tespitine dair bilirkişi raporu ve HTS kayıtları ışığında maddi gerçeğin araştırılması şarttır. Özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında bilişim sistemini oluşturan bilgisayar, cep telefonu, tablet vesaire cihazların suçun unsurları, suçun vasfı ve deliller açısından hukuka uygun yöntemlerle titizlikle incelenmesi gerekir.

Uyuşturucu ticareti kapsamında ifadesi alınan şüpheliye, “suç konu uyuşturucu maddeyi ne amaçla (kullanmak, satmak, ihraç etmek, nakletmek, alım satıma aracılık etmek vs.) ve nerede (evinde, ofisinde, deposunda, okulda vs.) bulundurduğu, suça konu maddeyi nereden ve kimden ne şekilde temin ettiği, yakalanma anına kadar şüphelinin kim veya kimlerle ne şekilde irtibat kurduğu, başkaları ile birlikte çalışıyorsa kim veya kimler için çalıştığı, bugüne kadar kaç kez uyuşturucu ticareti yaptığı, hangi tarihlerde ve kimlerle yaptığı, şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa ne sıklıkla kullandığı ve en son ne zaman kullandığı, uyuşturucu maddeyi şüphelinin kendisinin imal ettiğini öne sürüyorsa nerede ve nasıl (tarımsal/kimyasal) imal ettiği, imal faaliyeti kapsamında kim veya kimlerle birlikte çalıştığı, uyuşturucu maddeyi başkasından aldığını öne sürüyorsa ne zaman, nerede ve kimden satın aldığı, uyuşturucuyu veren kişinin, telefonu, mail adresi, konut ya da iş yeri adresi ve eşkâli, uyuşturucu madde karşılığında ne kadar ücret ödediği, ücreti hangi yolla (banka, elden vs.) ödediği, uyuşturucu madde dışardan yurda sokulmuş ise maddenin yurda sokuluş şekline dair bir bilgisi olup olmadığı, maddeyi yurt dışına çıkarılma amacıyla bulundurup bulundurmadığı, ele geçirilen uyuşturucu madde dışında şüphelide veya bildiği başka kişilerde uyuşturucu madde olup olmadığı” gibi hususlar sorulmalıdır[3]. Ayrıca şüpheliye etkin pişmanlığın anlam ve hukuki sonuçları ile etkin pişmanlıkta bulunmak isteyip istemediğinin sorulması gerekir. Eğer şüpheli etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorsa soruşturmanın bu yönde derinleştirilmesi gerekir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (TCK m. 192/1). Ayrıca uyuşturucu madde suçları haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. (TCK m. 192/1)

Uyuşturucu madde ticareti suçlarında uyuşturucuyu içmek maksadıyla satın alan kişinin ifadesi suçun unsurlarının ortaya çıkarılması açısından çok önemli bir işleve sahiptir. Kollukta bilgi sahibi sıfatıyla Cumhuriyet savcılığı ve mahkemede ise tanık sıfatıyla dinlenmektedir. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir;” Dava dosyası kapsamına göre; kolluk ekiplerinin fiziki takip yaptıkları sırada sanık Ç…'in tanık E. ile aralarında bir şeyler alıp verdiğinin görüldüğü, tanık E. nün rızası ile esrar maddesini kolluğa teslim ettiği, tanığın hazırlık aşamasında müdafisi huzurunda alınan ayrıntılı ifadesinde esrar maddesini 3.000 TL karşılığında sanıktan aldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiği ve sanığın uyuşturucu madde ticari yaptığı iddiasına ilişkin olarak; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları içeriği, kriminal uzmanlık raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı, sanık hakkında kurulan hükümde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve sanık müdafisinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır[4]”.

Failin kolluk tarafından fiziki olarak takibi, uyuşturucuyu alan tanığın ifadesi, yakalama tutanağı kapsamında failde ele geçen uyuşturucunun miktarı, ele geçiriliş şekli ve satışa hazır halde bulunması birlikte değerlendirildiğinde failin uyuşturucu ticareti kastıyla hareket ettiği ortaya çıkacaktır. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir;” Dava dosyasının kapsamına göre; sanığın uyuşturucu sattığı ihbarı üzerine yapılan fiziki takipte, sanığın kullanıcı tanık M. ile aralarında bir şeyler alıp verdikleri, kesintisiz takip neticesinde, kullanıcı tanığın durdurulduğu, kullanıcı tanığın üzerinde sentetik kannabinoidler grubunda yer alan ADB-BUTINICA içerikli maddenin ele geçirildiği, sanığın üzerinde ADB-BUTINICA içerikli maddenin ele geçirildiği, tanığın maddeyi sanıktan satın aldığını beyan ettiği, sanığın ikametinde, usulüne uygun yapılan aramada kullanıcı tanık M.'de ele geçirilen maddenin bulunduğu alüminyum folyonun kesim şekli ile aynı şekilde kesilmiş alüminyum folyo parçasının bulunduğu olayda; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, ihbar, sanık ve kullanıcı tanık arasında alışverişin görülmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine aramanın hukuka uygun olduğuna ilişkin takdirlerinde, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmamakla, sanık müdafisinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır[5]”.

Şüpheli kolluk aracılığıyla sağlık kurumuna sevk edilerek vücudundan kan ve kıl örneği alın malı, alınan numuneler Adli Tıp Kurumu Başkan lığına veya bu kurumun ülke çapında örgütlenmiş yetkili birimlerine gönderilerek uyuşturucu/uyarıcı madde aranıp rapor tanzim edilmesi sağlanmalıdır[6]. Diğer bir ifadeyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirildiğinde, bu maddeler türleri de ayrı ayrı belirtilmek suretiyle laboratuvar imkânları bulunan ve bilimsel analiz yapabilecek Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi veya polis ya da jandarma kriminal laboratuvarları gibi alanında uzman bir kuruluşa gönderilmeli, içerdiği etken maddelerin fiziki ve kimyasal özellikleri, bu maddelerden hangilerinin uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğu, bu maddeden sayılmasının yasal dayanakları ve her bir maddenin saf ağırlığı sorulmalıdır[7].

Soruşturma kapsamında yasal şartlarının varlığı halinde gözaltı, tutuklama, şüphelinin evinde, iş yerinde, aracında ve üstünde arama, ele geçirilen uyuşturucu-uyarıcı maddelere el koyma, şüphelinin telekomünikasyon yoluyla yaptığı iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirlerine başvurulmalıdır[8]. Şüpheli hakkındaki tedbirlerin usul ve yasaya uygun olması, masumiyet karinesi ışığında insan hak ve özgürlüklerini ihlal etmemesi şarttır. Kurgu üzerinden değil yeterli şüphe oluşturan deliller üzerinden hak ve özgürlükleri sınırlandıran tedbirlere başvurulmalıdır.

Öncelikle ihbar veya şikâyetin kapsam ve içeriği, şikâyet veya ihbar sonucunda kolluk tarafından yapılan incelemelere dair tutanak içerikleri, usule uygun olarak alınan ev, iş yeri, cep telefonu, tablet veya bilgisayarda arama ve inceleme yapılmasına yönelik karar ve anılan karar uyarınca yapılan arama neticesinde ele geçen deliller incelendikten sonra uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti........

© Hukuki Haber