BOŞANMA ÖNCESİ MAL KAÇIRMA VE MAL REJİMİNİN TASFİYESİNDE HAKKIN KORUNMASI
GİRİŞ
Evlilik birliği yalnızca duygusal bir birliktelik olmayıp aynı zamanda ekonomik bir ortaklık niteliği taşımaktadır. Bu ekonomik ortaklığın sona ermesi anlamına gelen boşanma süreci ise, çoğu zaman taraflar arasında ciddi malvarlığı uyuşmazlıklarını da beraberinde getirmektedir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri de eşlerden birinin boşanma süreci başlamadan önce ya da boşanma davası devam ederken, diğer eşin mal rejiminden doğan haklarını bertaraf etmeye yönelik malvarlığı işlemleri gerçekleştirmesidir. Bu durum doktrinde ve uygulamada “boşanma öncesi mal kaçırma” olarak ifade edilmektedir.
Boşanma öncesi mal kaçırma, her ne kadar kanunda açık bir kavram olarak yer almasa da Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimlerine ilişkin hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde hukuki karşılığını bulmaktadır. Bu çalışmada, boşanma öncesi mal kaçırma kavramı, edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde ele alınacak; özellikle eklenecek değerler, dürüstlük kuralı, muvazaalı işlemler ve ispat sorunları incelenecektir.
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ VE TEMEL İLKELER
Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca, eşler arasında başka bir mal rejimi seçilmediği takdirde edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak uygulanır. Bu rejimde esas olan, evlilik birliği süresince edinilen malların tasfiye sırasında eşler arasında paylaşılmasıdır.
TMK m. 219’da edinilmiş mallar; eşlerin çalışma karşılığı elde ettikleri gelirler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar ve edinilmiş malların yerine geçen değerler olarak sayılmıştır. Bu düzenleme ile amaçlanan, evlilik birliği içinde yaratılan ekonomik değerin her iki eş tarafından paylaşılmasını sağlamaktır.
Ancak bu sistemin sağlıklı işlemesi, eşlerin dürüstlük kuralına uygun davranmasına bağlıdır. Aksi halde, eşlerden birinin kötü niyetli işlemleriyle diğer........
