Erken yaşta İngilizce yarış değil fırsattır
“0–6 yaş döneminin dil öğrenimi açısından en verimli dönemdir.
Çocuk dili ders olarak değil, oyunla, şarkıyla, hikâyeyle yaşar. İngilizceyi öğretmeye değil, yaşatmaya çalışıyoruz. Erken yaşta İngilizce anadili zayıflatmaz, aksine güçlendirir.”
“Çocuğa İngilizce öğretmeye çalışmayın; oyun, şarkı ve hikâyelerle dili yaşamasına fırsat verin. Çünkü çocuk dili en iyi ‘öğretilirken’ değil, ‘yaşarken’ öğrenir.”
Uzman eğitimci Tansel Ergener ile tüm boyutlarıyla erken yaşta dil öğrenimini konuştuk.
Hocam, artık pek çok özel anaokulu ve kreşte İngilizce dersleri veriliyor. Sizce neden bu kadar erken yaşta İngilizceye başlanıyor? İngilizceye ne zaman başlanmalı? Bu işin ideal yaşı var mı? Hatta sizin okullarınızda İngilizceye başlama yaşı 18 ay diye biliyorum. Çocuklar anadilleriyle İngilizceyi birbirine karıştırmaz mı?
Erken çocukluk dönemi, dil gelişimi açısından en verimli dönemdir. Çünkü 0–6 yaş arası, beynin dil öğrenme açısından en esnek olduğu zaman dilimidir. Bu yaşlarda çocuk dili bilinçli olarak öğrenmez; tıpkı Türkçeyi edindiği gibi, doğal bir biçimde edinir.
Yani çocuk için dil bir “ders” değildir; oyun, şarkı, hikâye, günlük rutinlerin bir parçasıdır. Bizim amacımız da İngilizceyi öğretmek değil, yaşatmak ve edindirmektir.
Çocuk oyun oynarken öğretmeninin İngilizce yönergelerini duyar, şarkılarda kelimeleri fark eder, hikâyelerde anlamı sezgisel olarak yakalar. Bu sayede dili analiz etmeden, doğal biçimde içselleştirir. Analiz edebileceği yaş, “kritik dönem” dediğimiz 11 yaştır. Bu yüzden de sınıf öğretmenleri ilkokulda dilbilgisi derslerine 4. sınıfta başlar. Bu yaştan önceki dönemlerde anlamlandırma ve analiz etme olmaz; dil doğal yollarla edinilir.
Erken yaşta İngilizceye başlamak bir “yarış” değil, bir “fırsat” olarak görülmelidir. Çünkü bu dönemde edinilen dil farkındalığı, ileriki yaşlarda çocuğun hem yabancı dili hem de kendi dilini daha güçlü kullanmasına zemin hazırlar.
Yabancı dile başlamanın ideal yaşı konusuna gelince, aslında bu sorunun cevabı “yaş”tan çok “yaklaşım”da gizlidir.
Yani 18 aylık bir çocuğa İngilizce öğretmeye kalkmak doğru olmaz; ama o çocuğun oyun oynarken, şarkı söylerken, öğretmeninden İngilizce kelimeler duyması son derece kıymetlidir.
Elbette erken yaşta yabancı dille tanışmak, dil öğrenimini kolaylaştırır. Çünkü 0–6 yaş dönemi, beynin dil gelişimi açısından en esnek olduğu, çocukların duydukları sesleri doğal biçimde taklit edebildiği bir dönemdir. Ancak burada önemli olan, dilin nasıl öğretildiğidir. Çocuk dili doğal bir ortamda duyar ve anlamla ilişkilendirirse, o dil onun için kalıcı hale gelir.
Kısacası mesele “erken başlamak” değil, “doğru şekilde başlamak”tır. Çünkü çocuk dili en iyi, öğretilirken değil, yaşarken öğrenir.
İki dilin birbirine karıştırılması da çok sık duyduğumuz bir endişedir; ama aslında bilimsel araştırmalar bunun tam tersini........
