Türkiye'nin davası.. Saray'ın davası..
Ne denebilir ki.. Dünkü yazımda “İBB davası Erdoğan için tarihi bir sınav olacak” diye yazmıştım. Daha ilk günden sınavda çaktı. Hem de yargının perde arkasını göstere göstere!
Eminim izlemişsinizdir ama kayda geçirmiş olmak adına özetle yazayım.
Başta İmamoğlu olmak üzere üç beş gizli tanığın ifadesiyle tutuklanan yüzlerce sanık, onların neredeyse hepsi yalanlanan iddialarıyla şişen binlerce sayfalık iddianame.. Ve sonuçta gelip çatan dava günü..Avukatlar yapmaları gerekeni yapıp dava öncesi savcılığın kapısını çalmış.
Aylar süreceği belli davada “ifade sırasını” öğrenmek istemişler çünkü.
Ama kapı açılmamış. Açılmadığı, yani sorularına yanıt alamadıkları gibi, bir de bakmışlar ki, aHaber ve ardından Yeni Şafak muhabirleri listeyi almayı “başarmış!!”.
Meğer, listeyi vermek istemeyişlerinin nedeni, İmamoğlu’nun sondan ikinci sırada.. Bu durumda da kürsüye ancak Mayıs’ta falan çıkacak olmasıymış.
İlk sırada ise, isnat edilen suçtan ceza alsa çoktan dışarda olması gereken Aykut Erdoğdu varmış.Hukuk fakültesindeki bir sınavda bunları yazacak öğrencinin notu kaç olurdu.. En başta mahkeme heyeti biliyordur, eminim.
Ama daha ilk dakikada “Türkiye’nin başkenti aşağıdakilerden hangisidir” sorusunu yanıtlayamayıp elenen yarışmacılar “çok heyecanlandım” mazeretine sığınır ya! Anladığım kadarıyla mahkeme başkanı da heyecandan ne yapacağını bilememiş. Mesela yoklama yaptırmayı unutmuş. Karşısındakinin açık ara farkla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini..
Milyonların imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olduğunu da hatırlayamadığı için “Sanık Ekrem.. sen” diye hitap etmiş.
Kolay değil tabii. Bir yanda Batı kamuoyunun, yerel yönetimlerin.. Asıl önemlisi de Reis’in dikkatleri onun üzerinde. Heyecandan aklı karışıyorsa.. Gece uyumadan önce “neden benim başıma geldi bu iş..” diye ağlamıyorsa şaşırırım!
*. *. *Hariçten gazelle yazmıyorum bunu.
CHP lideri Özgür Özel mahkeme heyetinin CV’sini anlatınca daha net anladık:
“Bugünkü kürsüdeki hakim; birinci sınıfa........
