menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Teğmenlerimiz anlatıyor

108 1
25.12.2025

Mehmet Ali Çelebi.. Nam- ı diğer “TEĞMEN ÇELEBİ”, Ergenekon sürecinde en çok konuştuğum, halini dert ettiğim isimlerden biriydi. Silivri’de Kılıçdaroğlu’nun nikah şahitliğinde evlendi. Çıkınca CHP’den milletvekili oldu. Şimdi AKP’de.

Belli ki bu süreçte bildiği her şeyi unutmuş.

En son bütçe görüşmeleri sırasında şunları söyledi:

“Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan emrettiğinde kahraman Türk ordusu istediği yer ve zamanda ölmek için emirlerini beklemektedir.”

Barış zamanı başkomutanlıktan söz edilmez. Hadi bunu geçelim. Askerin ölmek için Erdoğan’ın emrini beklemesi de askere hakarettir. Hadi bunu da geçelim.

Ama Erdoğan’ın bir şehit cenazesinde söylediklerini hatırlayalım. Cenazede bir yurttaş “artık şehit cenazesi istemiyoruz” dediğinde, Erdoğan’ın cevabını:

“Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!” demişti.

Orada, o anda, bir şehidin tabutunun yanında verilecek cevap bu mu olmalı?

Size emanet edilen evlatları, yeri geldiğinde harcanacak mühimmat gibi görebilir misiniz?

2007 yılından bir dava haberinin tam sırası. Erdoğan, bir radyo programında

Öcalan için "Sayın" diyerek, "... şu anda, almış olduğu kellelerin hesabını veriyor" demişti.

Öcalan’a “sayın” demesi dil sürçmesidir elbette. Ama hiçbir dil, onun emriyle ölüme giden gençlere “KELLE” diyecek kadar sürçemez bence.

Bu ifade üzerine üç yeni kuruş sembolik tazminat talebiyle açılan davada “başkomutan” Erdoğan mahkum oldu.

Sonraki yıllar malum, TSK’da, önce Gülen Cemaati’nin kumpaslarıyla nice yetişmiş asker tasfiye edildi.

Sonra, 15........

© HalkTV