“Çelik dişliler arasında direnen insanlığın” kalesi: Annelik
İslam literatüründe ‘annelik ve aile’ kurumunun değer ve önemi ile ilgili sayısız materyal bulunmakta. Bunlardan birkaçını zikretmek bu kıymeti özetler sanırım. Lokman suresi 14. ayette, annenin çocuğu karnında "zorluk üstüne zorlukla" taşıdığı ve sütten kesilmesinin iki yıl sürdüğü belirtilerek, önce Allah’a sonra anneye şükredilmesi istenir.
Ahkaf Suresi 15. ayette de benzer şekilde annenin hamilelik ve doğum sancılarına dikkat çekilir. Anne ve babaya karşı "Öf" bile denilmesi yasaklanmış, onlara "kerim" (değerli, nazik,gönül alıcı) söz söylenmesi emredilmiştir.
Yine, bir sahabe Hz. Peygamber’e gelerek "İnsanlar içinde iyi davranmama en layık olan kimdir?" diye sorduğunda; Aleyhiselam Efendimiz üç kez üst üste "Annen" cevabını vermiş, ancak dördüncü soruda "Baban" demiştir. Bu durum, İslam’da annenin hürmet önceliğinin babadan üç kat daha fazla olduğunu gösterir.
Bir zamanlar hayatın en doğal, en içten ve en güçlü bağıydı annelik. Üzerine çok düşünülmez, çok tartışılmazdı; Çünkü değeri tartışmaya ihtiyaç duyulmayacak kadar açıktı. Bugün ise annelik, sanki yeniden tanımlanması gereken bir kavram gibi sürekli masaya yatırılıyor. Kimi zaman bir "yük", kimi zaman bir "vazgeçiş", kimi zaman da özgürlüğün karşısında duran bir engel olarak...
Aile kurumunun zayıflatılması, bireyselliğin aşırı yüceltilmesi, özellikle bu içeriklerin belirli coğrafyalarda ve dillerde daha yoğun dolaşıma sokulması da dikkat çekici. Bu durum, kültürel ve inanç temelli yapıları hedef alan daha geniş bir perspektifle de okunabilir.
Öte yandan, anneliği yalnızca ekonomik maliyetler üzerinden değerlendiren yaklaşımlar da oldukça indirgemecidir. Annelik, sadece bir yük ya da bedel üzerinden, ekonomik karşılık ile açıklanamayacak kadar derin bir insani ve toplumsal değere sahiptir.
Anneliği değersizleştiren söylemlerin amacı kadını özgürleştirmek değil çoğu zaman, anlamını boşaltmaktır. Anne sadece çocuk büyütmez, toplumun karakterini yetiştirir. Anneliği küçümsemek uzun vadede toplumu zayıflatır ki her geçen gün zayıfladığına kendi gözlerimizle şahit oluyoruz.
Son zamanlarda aileyi hedef alan yapılar arka planda aynı amaca hizmet ediyor. Eşcinselliğin desteklenmesi, kadının iş hayatına daha fazla katılması, çocuk yerine kedi ya da köpek beslemek ilk öncelikli olarak sıralanabilir. Çoğu zaman eşcinsellik büyük lobiler tarafından insan hakları amacı ile değil, çocuk sahibi olma imkanını ortadan kaldırdığı için destekleniyor. Hayvan derneklerinin bir kısmı yine güçlü erkler tarafından finanse ediliyor. Çünkü çocuk sevgisinin yerine hayvan sevgisi ikame edilmeye çalışılıyor. Bunun son örneği anneler günü reklam filmi için bir teknoloji firması cüretkarlığın sınırlarını zorlayarak, evde beslenen köpeği çocuğu olarak tanımlaması tepkiler üzerine yayından kaldırılmak durumunda kalındı.
İsrail'in Gazze'de, İran'da bizzat çocukları hedef alması geleceğin........
