We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rasyonalizasyon/Aklileştirme

3 2 17
23.01.2019

“Rasyonal” deyince sözlük anlamı “akli” anlaşılır, “Rasyonalizasyon” ise “Aklileştirme”. Öncelikle Rasyonalizm denilen fikri akım böyle kaba sözlük anlamını karşılamıyor. Tarihi süreçteki seyri ve reel olarak yapılagelen “Nesnelleştirme”dir. Çok kişi bunun Rasyonalizm değil, Pozitivizm olduğunu söylese de Rasyonalizm’in süreci buna evirilmiştir. Kavramsal süreçte ise gaybi olan, teşbih ile anlatılan, manaya yönelik bütün kavramların maddileştirilmesi. Bazen Batı dillerinden Doğu dillerine çevrilen kavramlar bırakın kapsamamayı, örtüşmemeyi taban tabana zıt anlamlar bile yüklenebiliyor. Tıpkı İslam kültüründe ve Kur’an’da kullanımı ile olumlu “Milli” kavramının Nasyonalizm için “Milliyetçilik” çevirisinin kullanılması gibi. Aradaki fark imanla küfür kadar uzak. Bence Akli ile Rasyonel arasında benzer bir zıtlık var.

Konu kapsamlı biz bazı değinilerle giriş yapalım:

Öncelikle “akıl” kavramına bakalım. Yine bir kültürde şekillenen kavramlar da tamamen örtüşmez. Arap dili ve Kur’an’ın kullandığı akıl var olan bir şeyi, hakikati ile kavramaya, anlamaya işaret eder; bu ihdas ya da ibda yani sonradan oluşturulan bir şey ya da yoktan var edilen bir şey değil. Bu anlamda Allah’ın varlığından, gayb alemine kadar her şey akli olarak kabul edilir, inançlar akli olarak izah edilebilir. Lakin İslam kültüründe bile var olan aklileştirme biraz farklı mecrada seyretmiş. Daha geniş çerçevede bir anlatının, soyut ya da somut verilerin değerlere, inançlara, hayat görüşüne uygun hale getirilmesi için kullanılır. Bu gerçek ya da doğru olması da gerekmez.

Örneğin İslami olmayan bir geleneğin, örf ’ün hatta batıl bir itikadın İslamileştirilmesi aşamasında bunun te’vil edilerek (yorumlanarak) İslami prensiplere uydurulması için de kullanılır. Bu bağlamda her felsefi düşünce, inanç sistemi kendi içerisine karışmış, ayıklamakta başa çıkamadığı ya da kabullendiği şeyleri aklileştirmeye çalışır. Bazen bu kendi öz düşüncesinde olan ama kavrayış üstü benzetme/teşbih, mecaz/işaret edilen mana ve misal verilen şeylerin emsallerine olan farklılık ya da ortak noktaların izahında da kullanılır. Örneğin Âdem-Havva kıssasında Kur’an’ın detayına girmediği ama birçok Müslümanın dünya üzerinde ilk insan türünün çıkışı olarak algıladığı yaratılış konusunda kardeşlerin nasıl evlendiği sorusu ile karşılaştığında yapılan budur. İslam kültürü, kabulü kardeş evliliklerini ahlaki bulmaz. Bu değerin kıssayı nesnelleştiren kişi için aklileştirilmesi gerekir. Yapılan izahlardan biri “aynı batında doğanların kardeş, diğerlerinin kardeş olmadığı” te’vili yapılır. Tabi Modernizm buna başka aklileştirmeler de yapacak, yapılmaktadır da. Belki farklı bir paradigma ile........

© Haksöz