Türkiye uzay yarışında bilimsel makalelerle şaşırttı
Dünyanın en önemli uzay organizasyonlarından biri olan Uluslararası Uzay Kongresi (International Astronautical Congress-IAC), tarihinde ilk kez Türkiye'de düzenlendi. Bu gelişmeyi de 2023’te yine bu köşeden ben duyurmuştum. Antalya'da 5-9 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen kongreyi dün, halka açık son gününde ziyaret ettim. Dünyanın önde gelen uzay ajanslarını, bilim insanlarını, akademisyenleri, teknoloji şirketlerini ve sektörün karar vericilerini buluşturan organizasyonda Türkiye'nin bilimsel çalışmalarla ortaya koyduğu performans, uluslararası uzay camiasının dikkatini çekmiş. Kongreye dünyanın 108 ülkesinden 8 bin 330 bilimsel bildiri özeti gönderilirken, bunların 1.810'u Türkiye'den yapılmış. Üstelik hem dünya genelindeki toplam başvuru sayısı hem de tek bir ülkeden yapılan başvurular açısından kongre tarihinin rekorları kırılmış.
Uluslararası Uzay Federasyonu'nun (IAF) düzenlediği kongre, uzay sektörünün olimpiyatları olarak değerlendiriliyor. İlk kez 1950 yılında gerçekleştirilen ve bu yıl 77'ncisi düzenlenen organizasyon, yalnızca bilimsel çalışmaların sunulduğu bir platform değil; uzay ajanslarının, hükümet temsilcilerinin, araştırma kuruluşlarının ve özel şirketlerin gelecek projelerini tartıştığı, uluslararası ortaklıkların temellerinin atıldığı küresel bir buluşma noktası. Antalya'daki kongre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kongrenin teması ise uzayın giderek büyüyen ekonomik, bilimsel ve stratejik önemine dikkat çeken “The World Needs More Space” (Dünyanın Daha Fazla Uzaya İhtiyacı Var) olarak belirlenmişti.
Kongrenin halka açık son gününde oldukça yoğun bir ziyaretçi trafiği vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı, aynı zamanda kongrenin Yerel Organizasyon Komitesi Başkanı Mehmet Fatih Kacır ile kısa bir sohbet gerçekleştirdim. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile de görüşme imkânı buldum. Bayraktar'ın kurucusu olduğu Fergani Uzay Teknolojileri aracılığıyla yürüttüğü çalışmalar, Türkiye'nin özel sektör eliyle uzayda geliştirmeye çalıştığı yeni kabiliyetler açısından ayrıca önem taşıyor. Fuar bölümünü dolaşırken Türkiye'nin uzay teknolojilerinin farklı alanlarında faaliyet gösteren şirketlerinin çalışmalarını da yakından inceleme fırsatım oldu.
Kongrenin ev sahibi kurumunun başındaki Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Yönetim Kurulu ve Ajans Başkanı Yusuf Kıraç, Türkiye'nin uluslararası uzay diplomasisinde üstlendiği görevlerle de dikkat çekiyor. Kıraç, Uluslararası Uzay Federasyonu'nun (IAF) Uluslararası Kuruluşlarla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra Asya-Pasifik Uzay İş birliği Örgütü (APSCO) Konsey Başkanlığı görevini de yürütüyor. Aralık 2025'te Bangkok'ta yapılan toplantıda 2026-2027 dönemi için oybirliğiyle seçilen Kıraç, APSCO tarihinde bu göreve getirilen ilk Türk temsilci oldu. Merkezi Pekin'de bulunan ve Türkiye'nin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı APSCO, uzayın barışçıl amaçlarla kullanılması, ortak uydu projeleri, teknoloji geliştirme ve bilimsel iş birlikleri alanında faaliyet gösteriyor. Kıraç'ın her iki uluslararası kuruluşun yönetiminde yer alması, Türkiye'nin uzay diplomasisindeki konumunu güçlendirmesi bakımından önem taşıyor. Antalya'daki kongrede Kıraç ile Airport programım için özel bir röportaj da gerçekleştirdim.
Türkiye'den 1.810 bilimsel başvuru
Antalya'daki kongrenin en fazla konuşulan konularından biri bilimsel bildiri başvurularında kırılan rekor oldu. Çünkü IAC gibi uluslararası organizasyonlarda bilimsel çalışmaların sayısı, ülkelerin uzay araştırmalarına yönelik ilgisini ve bu alandaki insan kaynağını göstermesi bakımından önemli kabul ediliyor. Kongreye 108 ülkeden 8.330 bilimsel bildiri özeti gönderildi. Daha önceki rekor, 2024 yılında İtalya-Milano’da düzenlenen kongrede yaklaşık 7 bin başvuruyla elde edilmişti. Geçen yıl Avustralya-Sydney’deki organizasyona ise yaklaşık 6 bin 400 başvuru yapılmıştı. Antalya, bu rakamları geride bırakarak IAC tarihinde yeni bir rekor seviyeye ulaştı.
Ancak Türkiye açısından daha önemli gelişme, toplam başvuruların 1.810'unun Türkiye'den yapılmasıydı. Bu rakam, kongre tarihinde tek bir ülkeden gerçekleştirilen en yüksek bilimsel bildiri başvurusu olarak kayıtlara geçti. Değerlendirme sonucunda Türkiye'den gönderilen çalışmaların 674'ü kabul edildi. Dünya genelinde 4.077 çalışma doğrudan kabul edilirken 542 çalışma yedek listeye alındı. Türkiye, kabul edilen çalışma sayısında da ilk sıraya yerleşti. Başka bir ifadeyle Türkiye'den gönderilen her 100 bilimsel bildiri özetinden yaklaşık 37'si kabul edildi. Böylece Antalya'daki organizasyon, ev sahibi ülkenin........
