menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

5G'nin Gerçek Sınavı

34 0
30.06.2026

Geçen hafta 5G’ye geçiş ile birlikte gündeme gelen cihaz ekosistemini yazmıştım. Türkiye’nin yalnızca şebeke kuran değil, o şebekeye bağlanacak çeşitli cihazları da üreten bir ülke olması gerektiğine dikkat çekmiştim. Çünkü 5G sadece baz istasyonu, frekans ve operatör yatırımı anlamına gelmiyor. 5G aynı zamanda milyonlarca yeni telefon, modem, router (ağ yönlendirici), FWA cihazı (Fixed Wireless Access-Sabit Kablosuz Erişim cihazı) ve akıllı bağlantı ekipmanı anlamına geliyor.

Ancak meselenin bir de vatandaş tarafı var. Şebeke kurulsa bile vatandaş 5G uyumlu telefona erişemiyorsa bu dönüşüm eksik kalır. Operatörler milyarlarca liralık yatırım yapar, şehirlerde 5G kapsaması başlar, sanayi ve lojistik tarafında yeni uygulamalar devreye girer, fakat tüketicinin elindeki cihaz bu teknolojiye uyumlu değilse dönüşümün toplumsal etkisi sınırlı kalır.

Bugün Türkiye’de tartışılması gereken konu tam da budur. 5G’ye geçtik ama vatandaşın ve şirketlerin 5G’ye erişimini kolaylaştıracak cihaz politikamız aynı hızda güncellenmiş değil.

Taksit Sınırı ve Piyasa Gerçeği

Cep telefonu satışlarında uygulanan taksit sınırlandırmaları 2018 yılında devreye girdi. O dönemin ekonomik şartlarında belirlenen eşikler, zaman içinde birkaç kez güncellendi. En son Aralık 2024’te limit 20 bin TL’ye çıkarıldı. Bugün uygulamaya göre 20 bin TL ve altındaki sıfır cep telefonları için azami taksit süresi 12 ay, 20 bin TL üzerindeki telefonlar için ise 3 ay olarak uygulanıyor.

Kâğıt üzerinde bu düzenleme hâlâ işliyor gibi görünebilir. Ancak piyasa artık bu sınırın çok ötesine geçti. Enflasyon, döviz kuru, elektronik bileşen maliyetleri, yapay zekâ veri merkezlerinin bellek ve depolama piyasasında yarattığı küresel baskı, enerji ve işçilik giderleri derken 20 bin TL’lik eşik orta segment cihazlar için bile anlamını yitirmeye başladı.

Bugün Türkiye’de üretilen veya montajı yapılan orta segment birçok cihaz 20 bin TL sınırının üzerine çıkıyor. Bu da yerli üretim cihazların taksit avantajını kaybetmesine, tüketicinin ise ya daha düşük donanımlı modellere yönelmesine ya da kayıt dışı kanalları tercih etmesine sebep oluyor. Çünkü akıllı telefon artık sadece konuşma ve mesajlaşma aracı değil. Bankacılık, e-Devlet, sağlık, eğitim, ulaşım, seyahat, alışveriş, medya ve güvenlik hizmetlerine erişimin temel kapısı haline geldi.

Kayıt Dışı Pazar Neden Büyüyor?

Mevcut taksit sınırının en ciddi sonuçlarından biri kayıt dışı cihaz pazarını beslemesi. Vatandaş resmi distribütör kanallarında yüksek fiyat ve kısa taksit süresiyle karşılaşınca farklı arayışlara yöneliyor. Bu da gri pazar (resmî distribütör dışında ithal edilen ürün pazarı), kayıt dışı cihaz, yurtdışı cihaz ve kaçak kullanım gibi sorunları büyütüyor.

Sektör verilerine göre Türkiye’de kayıt dışı satışların 7........

© Habertürk