Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi
La bebe, dün bizim Karanfil Sokak’tan aşağı salına salına iniyorum. Hani sokağın başında her daim bir bağlama sesi, ortasında kestaneci, kenarlarda da simit kırıntısı kovalayan güvercinler olur ya… İşte tam o curcunanın ortasında bir baktım; bir sokak kedisi, kestane tezgâhının hemen altındaki tabureye geçmiş, gözleri yarı kapalı, gelene geçene süzerek bakıyor.
La, yemin ediyorum, kedi sanki mahalle muhtarı! Önünden geçen üniversiteli bebelere öyle bir bakış atıyor ki, sanırsın “Mazeret sınavından kaç aldın la sen?” diye hesap soracak. Yanına yaklaştım, “Ne var la, ne bakıyon gubuz gubuz?” dedim; kedi bir miyavladı, sanırsın bana “Bas git........
