Yamyamlaşan Fareler mi?, Kör Kuyuyu kazan Sistem mi?
Yamyamlaşan Fareler mi?, Kör Kuyuyu kazan Sistem mi?Sevgili Dostlar,
Bir hikâyeye göre, bir adam dar ve çıkışı olmayan bir kuyu kazar. İçine ölü bir hayvan atar ve ardından 15–20 fareyi bu kuyuya bırakır. Başta yiyecek olduğu için her şey normal görünür; fareler leşle beslenerek bir süre hayatlarını sürdürür. Ancak zaman geçtikçe yiyecek azalır, sonunda tamamen tükenir.İşte kırılma noktası tam da burada başlar. Açlık arttıkça farelerin davranışları değişir. Önce huzursuzluk hissedilir, sonra gerginlik yayılır, ardından saldırganlık ortaya çıkar. Artık hayatta kalma içgüdüsü devrededir. Fareler birbirine girer. Zamanla güçlü olanlar zayıflara saldırır. En sonunda ise hayatta kalabilen birkaç fare, yaşamlarını sürdürebilmek için birbirini yiyen yamyamlara dönüşür. Ve bu yamyam fareler, sonunda adamın tarlasındaki diğer fareleri avlayan, kendi türünü tüketen canlılara dönüşür.Bu anlatının işaret ettiği gerçek bilimsel olarak bilinir: Kaynak azaldığında, stres arttığında ve çıkış yolu kapandığında davranışlar bozulur. Hayvan davranışı çalışmalarında da açlık, kalabalık ve baskı arttıkça saldırganlık ve aşırı tepkilerin ortaya çıktığı görülür. Nitekim John B. Calhoun’un deneyleri, yoğunluk ve stres arttıkça düzenin çözülebileceğini ve canlıların olağandışı davranışlar sergileyebileceğini göstermiştir.Elbette bu durumu insanlara bire bir uygulamak doğru değildir. Çünkü insan; ahlakı, vicdanı ve iradesi olan bir varlıktır. Ama şu gerçek değişmez: Bir sistem insanı sürekli baskı altında tutar, onu çaresiz bırakırsa, zamanla davranışlar da bozulur. Bu yüzden sorun sadece bireyde değil, insanı bu kör kuyuya mahkûm eden sistemin kendisindedir.Bugünün ekonomik sistemi, birçok insan için dünyayı adeta bir kör kuyuya çevirmiş durumda. İnsanlar çalışıyor ama geçinemiyor; dişlerini yaptıramıyor, doktora gidemiyor, çocuğuna iyi bir eğitim veremiyor. Kira, sigorta, gıda ve sağlık masrafları arasında sıkışıp kalıyor. Bu sadece ekonomik bir sorun değil; insanın ruhunu, sinirlerini, ailesini ve toplumsal güven duygusunu yıpratan sürekli bir baskıdır. Dahası, bu düzen birçok insanı ayakta kalmak için ahlaki sınırlarını zorlamaya itiyor. Sosyal medyada “para kazanmak” adına yapılanlara bakınca, bu baskının insanları nasıl değiştirdiği açıkça görülüyor.Federal Reserve’in 2024 hanehalkı raporuna göre, ABD’de yetişkinlerin (’i sırf pahalı olduğu için sağlık hizmetinden vazgeçiyor. Hatta, geliri........
