RAMAZAN GELİYOR.
Bizim oralarda ramazan başka mıydı yoksa biz çocuktukta ondan mı ruhumuzun neşvesi çok yerindeydi. Belki de kanıksamamıştık daha her şeyleri.
Babam imamdı, her fırsatta bunu söylemekten çok gurur duyuyorum, çok hayran olduğum bir babam vardı. hatta sekiz kardeşimin hepsi de benim kadar hayrandı babama. O yüzden onun öğretileri üzerimizde hiç iğreti durmadı, öyle benimsedik ve öyle severek yaptık ki söylediklerini.
Hiç kızmazdı ama nasılsa biz onun namaz hassasiyetini bilirdik. Her akşam sırayla oturduğumuz rahlenin başından yine sırayla kalkardık Kur’anlarımızı okduktan sonra.Tesettüre de hassastı, istediğimzi elbiseleri alırdı, çeşit eşarplar alırdı, sadece tesettüre uygun olsun, fiatı hiç önemli değildi. Kendisi de güzel giyinirdi, şık bir adamdı.
Babamla çok güzel ramazan anılarımız var.
Bizim çiftliğimiz vardı ve her yaz annem diğer kardeşlerimi alarak oraya taşınırdı. Babam imam olduğu için Zara’da kalır bende evin büyük kızı olarak babama yemek falan yapmak için kalırdım. Herkes gider ben kalırdım. Henüz ortaokula gidiyorum ama iftar ve sahur hazırlayabiliyordum.
Sorumluluk verilmesi böyle bir şey. Şimdi yirmi yaşındaki üniversite öğrencileri kendi yiyecekleri yemeği ocağın üstüne koyamıyorlar. Çünkü her imkanları var, anne zaten köle. Aşırı merhamet sanılan bir acıma ya da fedakarlık duygusunun yanılgısındayız. Nasıl uyanılacak ben de merak ediyorum. Tek ve yek dünyasında boğulan özerk çocukların gölge anne ve babaları bilmiyor bilmyecekelr çocuklarına nasıl kötülük ettiklerini, sağladıkları sahte ruhsuz konforun onları çürüttüklerini görene kadar ta ki. Anne de baba da tembel zaten, ilgilense ya da daha takip ve eğitim metotlarını anlatıp uygulatacak........
