menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Emekçi Kadınlar Günü

10 0
08.03.2026

Yine Birleşmiş milletler tarafından çıkan bir gün diyebiliriz.

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları için greve yapmış. Polisin işçilere saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesi ve sonrasında çıkan yangında 129 kadın işçi hayatını kaybetmiş.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul eder.

Türkiye’de bazı dönemler de yasaklanmış olsada 2000’li yıllar sonrası sürekli hale geldi diyebiliriz. Eğitim hayatı kısıtlanan kızlarımız elbette ki hala var. Bu kısıtlamaları görecek merciler de elbette var. Bizler bu günlerin altında yatan nedenleri araştırmakla mükellef kimseler değiliz. Bugün eğitim özgürlüğü, sosyal hayat özgürlüğü, siyasi kimlik belirleme özgürlüğü, sağlık özgürlüğü kısıtlanan bireyler varsa bunları görmesi gereken kuramlarda vardır.

Geçtiğimiz ay Müge Anlıya bir ihbar gelmişti. Bayanın biri kız kardeşini boş bir odaya çırılçıplak bir divanın üstüne koymuş. Komşular görmüş şikayet edilmiş. Sosyal hizmetler gelmiş, polis gelmiş. Kimse bir şey yapmamış. Kız bir deri kemik kalmış.

Müge Anlıya şikayet edilince bir deri kemik kalan kız o evden savcılık izni ile alındı. İşte bizim işlerimiz bu şekilde oluyor. Kadın hakkıymış nerde bu hak? Yaşama hakkı ablası tarafından alınmış! Şikayet edildiği halde kimse bir şey yapmamış. Olaya Müge Anlı el koyunca hak devreye girdi.

Kadınlarımız madem eşit, hür neden böyle bir gün çatısı altında kutlanılıyor anlam veremiyorum.

Ülkemizde de kamu ve özel sektörler dahilinde bayanların gönlünü ufak hediyelerle alınır, kutlanır. Kuru geliyor bana tatil felan mı olsa o günler de. Bir kere de şöyle kadınlara özel bir gün olsun isterim fena olmaz.

Ev de eşler ve çocuklar saygı duruşuna geçseler. Patron iş vermese izinlisin hadi dese nasıl ama işte o zaman günün anlam ve önemini idrak ederim. Neyse gelelim gerçek tablolara bırakalım dedikodu muhabbetlerini.

Avrupa yıllar yılı kadın ve çocukları aciz varlık olarak halka haber yaptı. Afrika’da masum kadın ve çocukları gösterir daha sonra neleri var yok ellerinden alır. Bugün de yine bu etkinlikleri canlandırmakla mükellefler.

Türkiye’de bu kadar yaygın değilken bu kadınlar günü şimdi nerden hortladı bilmiyorum. Eskiden bu kadar kadın katledilmiyordu, eskiden gazetelerin 3. sayfa haberlerin de 1 cinayet varsa şimdi 5 cinayet var hepsi de kadın! Bu mu kadının günü? Kim kadını koruyor katilden, caniden?

2026 Mart ayı dahilinde toplam 70 bayan vefat etti. İsimlerine girdiğimde çoğunda yazan not şu şekilde. Neden öldürüldü boşanma talebi, kim tarafından eşi.

2025 yılında toplam 457 bayan vefat etmiş. Faili meçhul olanda var faili belli olanda var. Velhasıl bayanlar erkekler diye ayrım yapılması bayanları zaten basit varlık gözüyle gösteriyor. Bayanlar hiçbir zaman hafife alınacak bir canlı değildir. Hem anne, hem eş, hem çocuk, hem komşu, hem çalışan sürekli hayatta var olmak için yarışan bir canlıdır!

Erkeklerden eksik yanları nedir? Erkeklerin eksik tarafları kadınlardan daha fazladır. Bana göre erkeklere gün yapılsın isterim. Kadın bugün sanayi sektöründe, tarımda, mobilyada, matbaada, eğitimde, hizmet sektöründe, sağlıkta hemen hemen her yerde vardır. Bugün binek aracımızı onların ellerine bırakabiliyoruz oto sanayide veya petrol istasyonlarında.

Neden hala kadına gün yapıyoruz? Bana göre erkelere yapmamız gerekir.

Kadınlar ezilmiş veya ezilecek varlık olmadıklarını hayatın içinden yaşayarak görüyoruz. Şu bi gerçek ki erkek çalışanlara sunulan ücretle bayana sunulan ücret farkı oluyor. Bu da eşitsizliğin olduğunu 8 martların gereksiz bir gösteri olduğunu vurguluyor.

Türkiye de 8 martı kutlayan iş verenler ne değişiklik katıyorsunuz iş veren olarak kadın işçilerinize, eğitim hakkı tanıyor musunuz? Kurum içinde bir kademe yükselmeli açısından ücretsiz seminerlere katılmalarını mı sağlıyorsunuz?

Gül demeti vermele bu işler olmuyor. Maaşa zam mı yoksa erken paydos mu?

Yoksa Amerika’da ki işçilerin yasını mı tutuyoruz hala…


© Habername