menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PARMAĞIN ARDINDA

77 0
27.10.2026

“Onlara, ‘Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.”

Dünyanın bir tarafında tetik çeken bir parmak var.

Başka bir tarafında, eline bir kibrit alıp ateş yakan başka bir parmak.

Yine başka bir tarafında, yavrusunun başından akan kanı durdurmaya çalışan başka bir parmak.

Ordulara hedef gösteren başka bir parmak.

Milletlere parmak sallayan başka bir parmak.

Ve en garibi, birilerinin cebine uzanan başka parmaklar. Bal tutan parmaklar da var; bal tutan, parmağını yalar.

Göz çıkaran, kulak tıkayan, saç baş yolan, sırt kaşıyan, merhem süren… çeşit çeşit parmaklar.

Bir de annesiz kalmış o minicik yavruların, ağlarken ağızlarına götürüp emdikleri parmaklar.

Ya biz? Bizim parmağımızın ucunda neresi var?

Bir ekran mı? Bütün bu parmakları her gün kaydırıp geçtiğimiz bir ekran?

Oysa her peygamberle azgın milletlere sallanan ilahi bir parmak var. Hûd (a.s.) ile Âd’a, Sâlih (a.s.) ile Semûd’a, Mûsâ (a.s.) ile Firavun’a sallandı. Ve gidecekleri yönü gösteren o kudretli parmak.

Resûlullah (s.a.v.) buyurur: “Âdemoğullarının kalplerinin hepsi, Rahmân’ın parmaklarından iki parmağı arasında tek bir kalp gibidir; onu dilediği gibi evirip çevirir.” (Müslim, Kader 17/2654)

Parmağımızın ucunda neresi olursa olsun,........

© Habername