Cebimde Yalnızca Bu Kadar Para Var (III)
Somali Günlükleri – 13
Cebimde Yalnızca Bu Kadar Para Var (III)
Bu günlük üç bölüm hâlinde yayımlandı; okuduğunuz son bölümdür.
Yardım Ankara'dan İstanbul'a, Rize'den Şangala'ya doğru büyürken, asıl kırılma henüz yaşanmamıştı.
Kırılma, bir fotoğrafla geldi.
Bir gün İlknur, telefonuma bir fotoğraf gönderdi.
Fotoğrafta birkaç bozuk para vardı.
Mesajını okumaya başladım.
"Dayı, yardım büyüyor!"
O gün okuldan, Türk Sınıfı için ayrılan şeref köşesi panolarını, eğitim afişlerini ve kırtasiye malzemelerini almıştı. Evde de Ayşenaz ile Mehmet Kaan kendi paylarını çoktan ayırmıştı: birkaç oyuncağı değil, odalarındaki bütün oyuncakları.
Eve döndüğünde elleri paketlerle doluydu. Apartmanın merdivenlerinden çıkarken, haftada bir gelip merdivenleri silen, akşamları çöpleri toplayan kadın onu görmüş ve paketlerde ne olduğunu sormuştu.
İlknur da ayaküstü anlatmıştı:
"Dayım Somali'de. Oradaki çocuklar ve okul için yardım topluyoruz."
Sonra çantasını açmış.
O an yanında bulunan bütün parayı çıkarıp İlknur'un avucuna bırakmış:
"Bende de bu kadar var. Çorbada benim de tuzum olsun."
Dört lira elli kuruş.
"Bende de bu kadar var. Çorbada benim de tuzum olsun." Yedi madeni para, dört lira elli kuruş. Avuç İlknur'un, para o kadının. Fotoğraf İstanbul'da çekildi; ben ona Buhoodle'de, cibinliğimin altında baktım.
İlknur kolay kolay duygularını belli etmez. Soğukkanlıdır. Fakat bu olay karşısında öylesine sarsılmış ki evde, biriken yardım kolilerinin önünde, avucundaki bozuk paraların fotoğrafını çekip bana göndermiş.
Fotoğraf İstanbul'da çekilmişti.
Ben o fotoğrafa Buhoodle'de, cibinliğimin altında baktım.
O anda........
