Hakan Fidan’ın “en üst tehdit” uyarısı ve Andrey Bezrukov’un tespiti: Rusya-Ukrayna savaşında tırmanma riski
Rusya-Ukrayna savaşında cephedeki gelişmeler kadar, tarafların birbirlerinin kararlılığını ve sınırlarını nasıl değerlendirdiği de belirleyici hale geliyor. Savaş uzadıkça askeri hedeflerin yanında siyasi maliyetler de büyürken, tarafların geri adım atmasını zorlaştıran yeni bir denklem ortaya çıkıyor.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ağustos 2026'da Anadolu Ajansı'na verdiği röportajda Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Fidan, “Rusya-Ukrayna savaşında olmaz denen her şey oluyor. Maalesef daha üst seviyeye çıkabilir. Ellerindeki en üst tehdidi kullanmak durumunda kalabilirler” ifadelerini kullanırken, iki tarafta da “Burada bırakırsam kaybım çok olur” düşüncesinin hakim olduğunu söyledi.
Fidan’ın bu değerlendirmesi, Rus stratejik çevrelerinde savaşın gidişatına ilişkin yapılan bazı yorumlarla önemli ölçüde örtüşüyor. Bunların başında, Rusya'nın Batı politikası ve güvenlik stratejisi üzerine değerlendirmeleriyle bilinen Andrey Bezrukov’un yaklaşımı geliyor.
Bezrukov; Teknolojik Egemenlik İhracat Derneği Başkanı, Rusya Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) Uluslararası Sorunların Uygulamalı Analizi Bölümü Profesörü, emekli istihbarat albayı ve Dış ve Savunma Politikası Konseyi Başkanlık Kurulu üyesi olarak Rus stratejik çevrelerinde öne çıkan isimlerden biri.
“BURADA BIRAKIRSAM KAYBIM ÇOK OLUR”
Fidan’ın açıklamasındaki kritik nokta, savaşın taraflarında oluşan siyasi ve psikolojik eşiğe işaret etmesi.
Uzayan çatışmalarda yalnızca askeri kayıplar değil, verilen siyasi kararların maliyeti de birikiyor. Taraflar belirledikleri hedeflerden geri çekilmeyi, karşı taraf açısından bir kazanım ve kendileri açısından bir kayıp olarak değerlendirebildiğinde müzakere alanı daralıyor.
Bu durum savaşın sürdürülmesini de kendi içinde bir hedef haline getirebiliyor.
Bezrukov’un değerlendirmesi bu noktada farklı bir açıdan aynı tabloya bakıyor. Rus stratejiste göre Batı’da uzun süredir Rusya’nın zayıflayacağı, Rus elitlerinin bölünebileceği ve Moskova ile Pekin arasındaki stratejik yakınlığın kalıcı olmayacağı yönünde bir beklenti bulunuyor.
Bezrukov, Moskova’nın çatışma sürecindeki bazı tutumlarının bu beklentiyi güçlendirdiğini savunuyor.
Buradaki temel mesele askeri kapasiteden çok karşı tarafın Rusya’nın ne ölçüde ileri gidebileceğine ilişkin algısı.
KIRMIZI ÇİZGİLER VE CAYDIRICILIK
Bezrukov’un eleştirisinin önemli bir bölümü, Moskova’nın açıkladığı bazı “kırmızı çizgilerin” zaman içerisinde etkisini kaybettiği düşüncesine dayanıyor.
Bir devletin caydırıcılığı yalnızca sahip olduğu askeri güçle değil, gerektiğinde bu gücü kullanabileceğine dair inandırıcılıkla da bağlantılı. Bu nedenle........
