MİT’in son operasyonu bize ne hatırlatmalı?
STK’ların toplumda önemi her geçen gün artmakta. Bazı STK’lar siyasi ve toplumsal olarak çok ciddi kitlelere ulaşabiliyor. Bu doğrultuda da önemli bir etki alanları oluşuyor.
İstihbari faaliyetler bakımından da STK’lara ilişkin iki farklı nokta üzerinde durulabilir.
İlki devletlerin kendi STK’ları yoluyla başka ülkelerde istihbari faaliyette bulunmasıdır. Bu durum kamuoyunda yıllardır dile getiriliyor. Hatta ülkemizde de Almaya merkezli Heinrich Böll Vakfı zaman zaman bu eleştirilerin odağı olmuş ve kamuoyunda Alman İstihbarat Servisi BND’nin ileri karakolu olduğu dahi ifade edilmiştir.
Bu aktardığımız durum STK’lara ilişkin bilinen yaygın bir kanı/gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.
İkinci ise STK’ların yabancı istihbarat servislerinin hedefi olmasıdır. Bu ise kamuoyunda ilk durum kadar tartışılmamaktadır.
Ancak geçtiğimiz günlerde ülkemizdeki STK’lara yönelik faaliyet yürüten ve topladığı bilgileri iki yabancı hasım istihbarat sevisine veren kişiler hakkında MİT’in yaptığı operasyon bu nokta üzerinde de konuşulması gerektiğini bize hatırlatıyor.
Yabancı servislere angaje olmuş bu kişiler, uzun süre takip edilmiş, tüm bağlantılar ve kişiler deşifre edildikten sonra operasyon yapılmıştır. Bu operasyon MİT’in son yıllarda yapmış olduğu tarihe geçecek nitelikte başarılı istihbarata karşı koyma operasyonlarından birisi olmuştur.
Bu bize göstermiştir ki, hasım devletlerin istihbarat servisleri yalnızca devlet ve devlet görevlileri hakkında istihbarat toplamakla yetinmemektedirler. Artık siyasi ve toplumsal olarak geniş etkiye sahip STK’lar da onların hedefi........
