menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

34 0
03.04.2026

Orta Doğu’da başlayan yeni süreç, sadece bir savaş değil; aynı zamanda bir düzen değişimidir. 

Haritalar yeniden çizilirken, ittifaklar dağılırken ve güç dengeleri sarsılırken, Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat penceresi açılıyor. 

Bu pencereden bakıldığında, Ankara’nın izlediği yol netleşiyor…

İlkeli, proaktif ve dengeli bir stratejiyle hareket ediliyor.

Ve bu strateji sayesinde Türkiye, çok uzun olmayan bir vadede ciddi kazançlar sağlayacak.

Türkiye’nin temel hedefi çok açık…

Savaşın bir an önce durmasını sağlamak ve yayılmasını önlemek.

Çünkü bu çatışma, sadece Gazze veya Lübnan’la sınırlı kalmıyor; tüm bölgeyi saran bir yangına dönüşme potansiyeli taşıyor. 

İslam ülkeleri arasındaki çatışmaların devam etmesi, hepimizin ortak güç kaybına yol açıyor. 

Mezhep ayrılıkları, etnik gerilimler, dini kutuplaşmalar… 

Bunların hiçbirisi bölge halklarına fayda sağlamadığı gibi İsrail başta olmak üzere emperyal güçlerin işine yarıyor.

Bu nedenle Türkiye, İran, Irak, Suriye ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü korumalarına güçlü bir destek vermeli… 

Özellikle savaşın Arap-İran boyutuyla genişlememesini net bir biçimde Türkiye sağladı diyebiliriz… 

Parçalanmış bir Arap Yarımadası ve Türkiye’nin komşuları, ne Türkiye’ye ne de bölge halklarına huzur getirir. 

Aynı şekilde, Filistin Devleti’nin 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet olarak kurulması, artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldi.

Filistin topraklarının Filistinsizleştirilmesine, yani sistematik işgal ve yerinden etme politikalarına karşı kararlı bir duruş sergilemek sadece Türkiye açısından değil,........

© Haber7