Sevgi sandığımız esaret
Bir sabah aynaya baktı. Göz altları mor, yüzü solgun, dudaklarında sessiz bir sitem…
“Ben ne ara bu hale geldim?” diye fısıldadı kendi yansımasına.
Bir zamanlar gülüşüne gökyüzü eşlik ederdi; şimdi sessizliği bile ürkekti.
Oysa onu çok sevdiğini düşünüyordu.
Ama fark etmeden, sevgiyi acıya, sadakati bağımlılığa, sabrı susturulmaya çevirmişti.
Gözyaşları, kalbinin bir yerinde yankılanan eski bir ezgi gibiydi artık:
“Gitsem de kalıyorum, kalsam da tükeniyorum.”
İnsan, sevildiğini sandığı yere bağlanır.
Ama bazen o bağ, sevgi değil; acının tanıdıklığıdır.
Psikolojide buna “travma bağı” denir .
Kişinin, kendisine zarar veren birine, duygusal olarak kopamayacak kadar bağlanması hâli.
Beyin, güveni değil; tanıdığı duyguyu sever.
Ve tanıdığı şey bazen sevgiden çok acı, belirsizlik, reddedilme ya da çaresizliktir.
Travma bağı, inişli çıkışlı........
