menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SEVİNÇ VE HÜZÜN BİR ARADA

10 0
18.03.2026

Bir bayrama daha ulaşıyoruz elhamdülillah. Fakat sevinçle hüznü bir arada yaşayacağız. Çünkü Siyonist şeytanlar ile emperyalistler, uzun zamandan beri bizim gönül rahatlığıyla bir Ramazan, bir bayram sevinci yaşamamıza müsaade etmediler/etmiyorlar.

Bu, tamamen Ümmeti alaya almaktan, İslam âlemini tahkir ve tezlil etmekten, şeref ve haysiyetiyle oynamaktan başka bir şey değildir.

Kısacası terörist ve soykırımcı İsrail ile katil ve azgın emperyalistler, “İşte sizi böyle eziyoruz. Soyunuzu tüketmek için okullarınızı bombalıyor, bebe ve kadınlarınızı, sivillerinizi katlediyoruz. Namusunuzu ve haysiyetinizi çiğniyoruz. Haydi, bizi engelleyebiliyorsanız engelleyin bakalım?” diyorlar.

Yine onlar, “Sizin liderinizin, kral ve emirlerinizin çoğunu biz başa getirdik. Elbette bize itaat edecekler. Eğer şaşırıp da çatlak ses çıkaran olursa, daha öncekilerin başını ezdiğimiz gibi onun da başını ezeriz” diyorlar. 

Maalesef alçakların söyledikleri doğru. Zira o liderler, Siyonist ve haçlıların kölesidirler. Onlardan Ümmetin derdiyle dertlenmesini beklemek, ölüden yardım istemek demektir. Çünkü onların görevi, efendilerinin emir ve çıkarlarını gözetmektir.

Nitekim Trump, birinci başkanlığı döneminde, kameralar önünde Körfez ülkelerini, “Eğer desteğimi çekersem, bir hafta bile başta kalamazsınız” diyerek tehdit etmişti.

Hal böyle olunca iş, başta Türkiye olmak üzere Pakistan gibi birkaç ülke ile Müslüman âlim, mütefekkir, akademisyen, aydın, gazeteci ve kanaat önderlerine düşüyor.

Bunlar halkı uyandıracak ve Ümmeti Siyonist ve emperyalistlere karşı organize edecekler.

Maalesef bugün Ümmet şuuru taşıyan, Ümmet üzerinde derin etkisi olan âlim, mütefekkir, aydın ve kanaat önderlerinden mahrumuz. Eğer olsaydı, zaten Ümmet bu halde olmazdı.

Tüm bunlara rağmen yeis yok ve ye’se kapılmak hiç yok. Allah’ın rahmetinden asla ümit kesemeyiz. Bu nedenle Ümmetin kurtuluş reçetesini yazmak da yol haritasını çizmek de ve bunu uygulamak da âlimlerimize ve mütefekkirlerimize düşüyor.

Bu olabilir mi? Neden olmasın? Yeter ki bu âlim ve mütefekkirlerimiz, kanaat önderlerimiz, sen ben demeyi bırakıp bir araya gelsinler. O zaman birlik de sağlanır, çözüm de bulunur. Allah’ın nusret ve rahmetini de işte o zaman umabiliriz.

Fakat bugün her biri bir tarafa çekiyor. En ufak meselelere takılmış kalmışlar. Büyük fotoğrafı göremiyor ve Ümmetin yaşadığı felaketle ilgilenmiyorlar.

Oysa Ümmetin canı, namusu ve malı Payimal olmuş. Siyonist ve emperyalistler, İslam coğrafyası ve Müslümanlar üzerinde kitle imha silahlarını deniyorlar. İslam coğrafyasını kolay yutmak için daha ufak parçalara bölmeye çalışıyorlar.  

Tüm bunlar yaşanırken, hala ihtilafları kaşımak, ayrışmak, habbeyi kubbe yapmak, Ümmetin felaketi olur. Artık ihtilaflarımızı rafa kaldırma, birlik ve beraberlik olma zamanıdır.

Eğer Siyonist ve emperyalistlere yem ve masalarına menü olmak istemiyorsak bunu hemen yapmalıyız. Daha fazla beklemeye ne zamanımız ve ne de tahammülümüz kaldı. 18.03.2026

NOT: Gazetemiz çalışanları ve yazarları ile tüm okuyucularımızın Ramazan Bayramını tebrik eder, huzur ve saadetler dilerim.


© Günışığı Gazetesi