menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İNSANIN DOĞA İLE İMTİHANI

15 2
previous day

Unuttuğumuz yalın bir gerçek var!. İnsan olarak özellikle çevrenin ve doğanın korunmasına, var olma koşullarına hala ilgisiz kalıyorsak, bizi bekleyen büyük tehlikenin de hala farkında değiliz demektir. Hiç uzatmadan söyleyebilirim ki, bu yaklaşım, bu umursamazlık dönüp dolaşıp hepimizi olumsuz etkileyecek ve doğaya bedel ödemekten kaçınamayacağız.

Çevre bizi kuşatan hava, içtiğimiz su, beslendiğimiz toprak, genel olarak tüm canlıların yaşama ortamıdır. Ekolojik anlamda ise insanla ilişkili canlı, cansız her şeydir.

Hayat tarzı yavaş, teknoloji henüz bu denli gelişmemiş iken insanın çevreyi daha doğru bir farkındalık ile gözlemlediği ve yaşamı süresince daha yakın ilişkiler içinde olduğu gerçeğini de unutmamamız gerekiyor. Belki de bunun için daha çok zamanı vardı. Örneğin, biri güzel bir ağaç, akan bir dere, hoş kokulu bir çiçek gördüğünde, “Bu bir nimet, kıymetini bilmeliyiz,” derdi. O nedenle de daha bir korur ve gözetirdi.

Yolda sevdiği bir arkadaşına rastlayan, bir ağacın gölgesini gösterip, “Hele gel, şurada birer soluk alıp çay içelim, iki de laf ederiz. Ne var, ne yok?” derdi. Sohbet eder, dertleşir, birbirlerini yaşam zorluklarından, dertlerinden arındırırlardı. Konuşarak...

Bahçeden koparılan yeşilbiberin, dalından tadılan bir şeftalinin kokusu ve lezzeti karşısında Tanrıya şükreder, değer ve kıymet bilirdi. Bire bir ilişkisinden belki de doğayı ve çevreyi hor kullanmaz ve gözetirdi. Duyarlıydı. Buna vakti de vardı.

Duyarlılık insanla, yaşadığımız çevre-doğa- dünya ve tecrübe edindiğimiz olaylarla ilişki kurmak, hassasiyet göstermek, sorumluluk almaktır.

Günümüzde yaşam koşulları ve tarzı tümüyle değişti. Teknoloji, yaşama hızı, insanın insandan uzaklaşması, iletişim kopukluğu insanı oldukça duyarsız kıldı. Teknolojik ilerleme ve sanayideki gelişme sonucu duyarsızca davranışlar, aşırı tüketim, israf,........

© Günışığı Gazetesi