Doğanın intikamı ve bize kesilen fatura
Kars'ta yaz mevsiminin ortasında karla mücadele ekipleri çalışıyor. Selim ilçesine bağlı Tuygun Yaylası'nda yer yer üç metreyi aşan kar birikintileri var.
Balıkesir'in birçok ilçesinde şiddetli yağış, dolu ve fırtına su baskınlarına neden oluyor; yıldırım düşmesiyle yangınlar çıkıyor.
Tekirdağ'da sağanak yağış görüş mesafesini birkaç metreye kadar düşürüyor. Avrupa ise kavurucu sıcakların pençesinde. Rekor sıcak hava dalgaları binlerce insanın yaşamını elinden alıyor.
Artık bunlar istisna değil. Neredeyse her mevsim aynı haberleri okuyor, aynı görüntüleri izliyoruz. Sonra televizyonu kapatıyor, telefonumuzu cebimize koyuyor ve hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Çünkü felaket henüz bizim kapımızı çalmadı. Ama asıl yanıldığımız nokta tam da burası.
Doğanın felaketleri pasaport sormaz. Sınır tanımaz. Din, dil, ırk, zenginlik ya da yoksulluk ayırmaz. Sırası gelenin kapısını çalar.
Bugün başka bir şehirde olan yarın bizim evimizin önünde olabilir. İklim krizini hâlâ ‘abartılıyor’ diyerek küçümseyenler var. Oysa artık........
