menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ARTIK SEVMEKTE YETMİYOR!

7 0
monday

HER geçen gün yaşam koşulları daha da ağırlaşıyor. Bugün, dünü. Dün, geçmişi aratır oldu. Halinden memnun kişi varsa beri gele. Ülke olarak zaten üretmek zorlanan, ithalata bağlı bir ekonomi ile yaşamı iademe ettirmekte zorlanan bir ülke olmanın idraki içinde her şeyden kısarak yaşamaya çalışan bir toplumduk. Şimdi hemen yanı başımızda süren savaş hayatı hepimiz için daha da zorlaştırdı. Bugün savaş demek, petrol demek… Petrol ise bizim gibi dışa bağılı ülkeler için yaşam koşullarını belirleyen bir faktör demek. Hepimizin gözü artan petrol fiyatlarında. O arttıkça biz eriyoruz. Altın artıyor. Döviz artıyor. Onların fiyatlarındaki dalgalanmalar iğneden, ipliğe her var ise, yenilenen fiyatlarla yaşam koşullarımıza damga vuruyor. Et pahalı. Süt pahalı. Sebze, meyve pahalı… Olmasın diyemiyoruz çünkü nakliyelerdeki artışlar, dışarıdan ithal ederek iç piyasaya kattığımız ürünlerdeki yükselişler kıt kanaat geçinen ülkemiz insanların cebindeki erimeyi körüklüyor. Asgari ücret seviyesini bile yakalayamayan emekli maaşları… Piyasaya yetişemeyen memur, işçi aylıkları. Herkesi durmaya, düşünmeye sevk ediyor. Düşünün aracı olan bir kişi, 6 lira birden artan akaryakıt fiyatından güya etkilenmemek, için yeni fiyatlar belirlenmeden depoda 250 TL az ödemek için kuyruklardayız. Kim ne yapıyor bilmiyorum ama yakıtı daha fazla kullanabilmek için gitmek istediğim birçok yeri pas geçiyorum. Bunun ayıbı yok. Cebimize giren para belli. Ayda ihtiyaçlarımıza gidecek rakam belli. Günlük 10 km, daha az yol yapmayı artık önemli bir tasarruf olarak kabul ediyoruz. Sebzeden, meyveden kısıyoruz. Balığı, eti vitrinden seyrediyoruz. Birilerini severek katlandığımız hayat yoruyor artık bizi. Hoşgörümüz daralıyor. Sabırlarımız sona dayanıyor. Her şeyden ötesi;  Hayata adapte olabilmek, geleceğimize güvenle bakabilmek için artık; Bizi yönetenleri sevmek de yetmiyor!


© Gazete Gerçek