We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Toplumsal cinsiyet eşitliği sözlüğü

15 26 21
13.04.2021

“Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramı siyasî iktidarın kâbusu haline geldi uzunca süredir. İstanbul Sözleşmesi’nin şiddetin kaynağını toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bağlaması, Sözleşme’ye besledikleri düşmanlığın altında yatan önemli sebeplerden biri. Yakın dönemde, üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği derslerinin kaldırılması, toplumsal cinsiyet eşitliği dersi veren hocalara soruşturma açıldığı haberleri, en son çıkan torba yasada (Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Önlenmesine İlişkin Kanun) hoşlarına gitmeyen dernekleri kapatmanın yolunun açan hükümleri kullanarak LGBT dernekleri didiklemelerinin altında hep bu eşitlik korkusu var. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, akan suyun önünü kesemeyeceklerini bir türlü sindiremiyorlar. Eşitlik, küresel dünyada akan bir sudur. Eşitliğin önüne geçme çabası, elinizdeki tencere kapağıyla gürül gürül akan bir nehri engelleme çabasına benziyor tam olarak.

Bu ağır şartlarda, bilgiyi her vasıtayla yayabiliriz, yaymalıyız. Birkaç haftadır ara verdiğim yazılarıma ilk olarak kendi hazırladığım basit çaplı bir toplumsal cinsiyet eşitliği sözlüğü ile başlamak istedim. Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı yeni yeni hayatımıza giriyor, hangi ifadeyi niçin kullanmamız veya kullanmamamız gerektiğini bilmiyor olmamız normal. Aşağıdaki pratik tarifi elden ele yayarsak, ufak da olsa bir katkı sunmuş olabiliriz toplumsal cinsiyet eşitliğine:

Cinsiyet (“atanmış cinsiyet” de denir), bireyler doğduğunda sahip oldukları cinsel organa (eril ve dişil) göre belirlenen durumdur. Toplumsal cinsiyet ise toplum içinde atanmış cinsiyete göre bireylere yüklenen rollerdir. Bu roller, ataerkil toplumlarda bireyler arasında ayrımcılığa ve eşitsizliğe yol açar.

Toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından ise, kullandığımız dil ve iletişim büyük önem taşır. Ayrımcı dil, cinsiyetçi tutum ve davranışlar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, bu eşitsizlik de ayrımcı dil ve davranışları artırır, böylece birbirlerini üretirler.

Fransız feminist düşünür Hélène Cixous dildeki yapıya dikkat çekerek kadının konumunu analiz eder. Cixous’a göre kültür dediğimiz, dilden........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play