Bu işte bir yanlışlık var, ama ne?
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde sorun yaşandığı gözlerden saklanacak gibi değil. Türkiye açısından için hayati önem taşıdığına inanılan Suriye’deki ABD destekli SDG varlığını sivilleştirme girişiminden sonuç alınamadı.
SDG, Suriye ordusu içerisine katılarak askeri varlığını ortadan kaldırmaya yanaşmaz görünüyor.
Görünen gerçek şu: SDG bir yandan Türkiye’de iktidarın İmralı ve DEM Parti ile yürüttüğü süreci olumlu karşıladığını duyururken, bir yandan da İŞİD ile mücadelesinde yanında yer aldığı ABD’nin desteğiyle Suriye’nin gevşek merkezli bir federal -veya konfederal- bir yapıya dönüştürülmesini sağlamaya çalışıyor…
Ankara, SDG’nin arkasında ABD’nin bulunduğunu fazla önemsemez görünüyor; buna karşılık, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ‘ültimatom’ kokan ifadeleriyle, “ SDG’nin belli faaliyetlerini İsrail ile koordinasyon içinde yürütüyor” olmasını öne çıkartıyor…
Fidan, bu sözleri, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalınile Suriye’yi ziyaretleri sırasında, ülkenin dışişleri bakanı ile birlikte yaptıkları basın toplantısında sarf etti.
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde yaşanan sıkıntılar aşılamazsa, özellikle Suriye’deki varlığını aynen sürdürmede SDG ısrar ederse ne olacak?
Soru bu.
Bu soruya cevap aramak için, iktidarın siyasi çizgisinde yayın yaptığına inanılan gazetelerde köşelere, televizyonlarda ekranlara yansıyan yorumlara bakıldığında, Ankara’nın Suriye’de merkezi otorite dışında bir siyasi ve askeri varlığa izin verilen bir yapıya -federasyon veya konfederasyona- dönüşmesini asla kabul........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Chester H. Sunde